Online teslim: Ticari sırlar MİT denetiminde
Online teslim: Ticari sırlar MİT denetiminde
Bu twitlere üç yıl hapis
Bu twitlere üç yıl hapis
Arınç’tan dördüncü dönem sinyali
Arınç’tan dördüncü dönem sinyali
'Paralel' markası için 2 tescil başvurusu
'Paralel' markası için 2 tescil başvurusu
HABERLER>İŞTE GÜNDEM
28 Ocak 2014 Salı - 08:22

Krom tesisi için İstanbul’da 400 daire sattı

Necati Kurmel, 100 milyon dolar yatırımla kurduğu Türkiye’nin en büyük krom zenginleştirme tesisini ayakta tutmak için 400 daire sattı

Krom tesisi için İstanbul’da 400 daire sattı

Necati Kurmel, krom fiyatlarındaki gerilemenin üstüne yeni arama izinlerinin çıkmamasının ağır bir darbe olduğunu, Türkiye’de pek çok ocağın kapandığını, yabancı yatırımcının ilgisinin ise sona erdiğini anlattı

Saray Halı ve Saray Gıda’nın sahibi, 50 yıllık madenci Necati Kurmel, 2007 yılında 100 milyon dolar yatırımla kurduğu Türkiye’nin en büyük krom zenginleştirme tesisini ayakta tutma mücadelesi veriyor.Tesiste 1050 kişi çalışıyor. “Türkiye’de madenciler zor günler geçiriyor, sanki madenciliğe utanılacak bir sektör gibi davranılıyor” diyen Kurmel, krom  tesisini ayakta tutmak için İstanbul’da 400 daire sattığını açıkladı.

Kurmel, yeni arama lisansı alma konusunda sıkıntı yaşandığını, krom fiyatlarındaki düşüşle üretimin karsız hale geldiğini anlatırken, “Çinliler fiyatları düşürüyor, Türkiye’de 100 Çinli madenci gezip kim zorda, kim fabrikasını satma aşamasına geldi izliyor. Eximbank’tan destek istiyoruz, o da çıkmıyor” dedi. Adana Aladağ’da krom, Gümüşhane’de kurşun, çinko, bakır ve Bolkar’da altın, gümüş işleyen Kurmel medencilik şirketleri, Türkiye’deki hemen hemen tüm madencilik sektörü temsilcileri gibi ‘bırakın çalışıp kazanalım, vergimizi ödeyelim’ diyor.

Kararname kaldırılmalı

2012 yılında çıkan 16 Haziran kararnamesi ile madencilikte tüm izinler Başbakanlığa bağlanmış durumda. Bu düzenleme sonrası madencilere arama izni de çıkmaz olmuş. Peki yeni izin almak neden önemli? Çünkü maden fiyatlarındaki değişiklik farklı zenginlikte madenlerin çıkarılmasını zorunlu kılıyor, işletmeler ancak böyle kârlılıklarını koruyabiliyor. Örneğin son dönemde krom fiyatları 700 dolardan 250 dolar seviyesine inmiş. Bu nedenle Kurmel krom madeninde daha zengin yeni yataklar aramak durumunda olduklarını ancak kendi ruhsatlı bölgelerinde yeni arama lisansını bir türlü alamadıklarını anlatıyor. “İzinlerin Başbakanlığa bağlandığı kararnamenin kaldırılması gerekiyor” diyen Kurmel, çok teknik çalışılmasını gerektiren bir konunun tek bir yerden çözülmesinin mümkün olmadığını vurguluyor.

Maden ocakları birer birer kapanıyor

Necati Kurmel, arama izinleri verilmeye başlasa Gümüşhane’de ek yatırımları olduğunu, Bitlis’te bir, Elazığ’da iki ayrı yatırım planladığını belirtiyor. “Duracak mıyız, kışın bile başlayacağız ama... Birkaç defa niyetlendim Başbakan’dan randevu almak istedim ama vazgeçtim, rahatsız da etmek istemiyorum. Onun için sorunlarımı bir mektup olarak yazdım” diyen Kurmel’in mektubunda şu ifadeler yer alıyor:

“Dünya emtia fiyatlarında süregelen gerilemeden etkilenen, iki yıla yakın fiilen dondurulan maden ve orman izinleri sonucu arama ve işletme faaliyetleri kısıtlanan pek çok işletme bugün değil kar etmek, faaliyetlerini dahi sürdürmekte zorlanıyor, çoğu ocak kapanıyor.

Kurucusu ve hakim ortağı olduğum Adana’nın 5 bin nüfuslu Aladağ ilçesinde faaliyet gösteren krom işletmelerimiz Akmetal ve Pınar AŞ, bu durumda. Krom fiyatlarının 600 dolar/ton düzeyinde olduğu 2006-2007 yıllarında 100 milyon doları aşan yatırımla gerçekleştirdiğimiz ülkenin en büyük entegre krom zenginleştirme tesisleri, krom fiyatlarının 300 doların altına gerilemesi ile döndürülemez hale geldi. Bu bunalımın ötesinde, tükenen rezervlerin yerine yeni sahaları arama ve işleme imkanımızın da ‘izin maratoryumu’ ile engellenmesi, işi içinden çıkılamaz hale sürükledi. Aladağ ilçesinin hemen her hanesinde bir çalışanımız var, kasaba göç veren konumdan göç alan konuma geldi. Ama yaptırdığımız okullar, lojmanlar ve tesisler için aldığımız dua dışında, destek bir yana tesislerimizi çalıştıracak madeni çıkarmak için izinleri dahi alamıyoruz. Biz vergi verir hale gelmek istiyoruz, yeter ki elimizden tutunuz...”

İstanbul satılsa ilgilenmem

Kurmel’in İstanbul çevresinde onbinlerce dönümü aşan bir arazi stoğu bulunuyor. Ancak Kurmel’in “aklı fikri madencilikte...”: “İlk ekmeği madenden yediğimiz için... 1966 yılında çiftçilik yaparken Adana’ya madene gittim. Oradan kazandığımla Saray Halı işi başladı. Bugün İstanbul satılsa ilgilenmem, ama madenle ilgim var.. 400 daire sattım kroma para yetiştirmek için, devamlı zarardayız.”  Kurmel’in maden şirketi Akmetal bir arama için izin başvurusunda bulunmuş, kendilerine “Onay görmedi” diye bir yanıt gelmiş. Bunun mevzuatta karşılığı olmadığını anlatan Kurmel, “Reddetse o zaman o saha başka şirketlere açık hale gelecek. Red de etmeyince o zaman saha ortada kalıyor. Belirli bir süre var maden sahalarının faaliyete geçmesi için. Zaman geçiyor ama izin verilmiyor. O zaman sahanın düşmesi söz konusu oluyor. Sonra yeniden açılması 5-10 sene. Yeniden açılırsa bu kez senin emek verdiğin sahaya 40 firma başvuruyor.”

Bu noktada finansal zorluklar da yaşanıyor. Maden sahalarının mülkiyeti madencilere ait olmadığı için kredi bulma noktasında sıkıntı yaşanıyor. Kurmel bu sorunun çözümünün Eximbank kredileri ile olabileceğini vurguluyor. “Biz Türkiye’de 20 bin ton ile en çok konsantre krom üreten tesisisiz. Üretimimizi Çin’e ihraç ediyoruz. 20 bin ton konsantre krom üretip de ihraç eden adama gelip bir sor, ne yapıyor. Aferin de, şurayı düzelt de. Ama beni çalışamaz hale getirirsen, o zaman devlete döviz de gelmiyor, vergi geliri de olmuyor.”

Dışarıdan yatırımcı gelmezse Türkiye’nin madenlerini çıkaracak sermayenin Türkiye’de olmadığını belirten Kurmel, bugünkü yapı ile yabancı yatırımcının Türkiye madenciliğine ilgisinin ise tamamen kesildiğini vurguladı. “Türkiye’de altın madeni az; Türkiye 500 ton altın çıkarsa Türkiye’nin sırtı yere mi gelir, kimse bir şey de istemiyor, bırak arayayım diyor. Bırak arasın, bulsun da elinden al istersen... Aramasına, çıkarmasına niye engel oluyorsun... Kısa süre önce bir altın madeni kapanınca bütün köy ayaklandı niye kapatıyorsunuz diye, daha önce aynı adamlar niye açıyorsunuz diye 10 yıl uğraştırmışlardı.”

Kurmel sektördeki yapının bozulmasının Etibank’ın satışıyla başladığını anlatıyor: “Madenciliğe 50 yıl önce başladığımda Türkiye’de belli başlı 5-6 madenci vardı. Hepsi iki elin parmağından azdı. Etibank’ın sattığı madenler, tesisleri alanlar ise müteahhitti. İş makinaları vardı. Onlarla girdiler. Madenci değillerdi... 3 bin 5 bin sahaya müracaat etiler ama hiçbirinde başarılı olamadılar. İşi abarttılar. Bu da yapının bozulmasında etkili oldu. 1950’den beri her gelen hükümet sağcısı solcusu ilk dediği ‘Yeraltı kaynaklarımızı harekete geçireceğiz’. Ama daha hiç geçireni görmedim. Otomobil yapılıyor yüzde 90’ı dışarıdan geliyor katma değerin. Madencilikte ise dışarıdan gelen katmadeğer sıfır... İzin versinler çalışalım, vergi ödeyelim, ihracat yapalım. Maddi bir katkıdan çok mevcut mevzuata işlerlik kazandırılması talebimiz var. Kime verecekse versin ama sektör işlesin.”

Necati Kurmel’den madenciliği ayağa kaldıracak formül...

Kurmel’den madenciliği ayağa kaldıracak formül

1- Entegre maden işletmelerinin arama faaliyetleri ve münhasıran arama amaçlı ihtisas şirketleri özendirilmeli ve desteklenmeli. Maden arayıcılığında risk sermayesi, borsaya açılma gibi enstrümanların kullanımını teşvik edici mevzuatlar geliştirilmeli.

2- Bilimsel sistematik, yaygı ve derin arama faaliyetlerine ağırlık verilmeli.

3- Küçük olsun benim olsun bu sektörde çalışmaz. Asgari yıllık ciro büyüklüğünü 70-80 milyon doların altında düşürmek gerekir. Büyük boyutlu kuruluşlar ve büyüme stratejileri, satınalma birleşmeler teşvik edilmeli. Bu sektörde dünya şampiyonu yaratmalıyız.

4- Maden sektörü teminat bulmada ciddi kısıtlar yaşıyor. Fiziki yatırımını ruhsatlı maden sahalarında kuruyor ama tapusuna sahip olmadığı bu tesisler için teminat bulmakta zorlanıyor. Bu tesisleri ve bizatihi maden ruhsatlarını teminat olarak gösterebilmesine olanak sağlayacak yasal düzenleme gerekiyor.

5- Bir söylem var: cevher yerine ileri evrede işlenmiş alaşım, metal üretip ihraç edelim. Bu sınıf atlamadan önce sınıfı geçmeliyiz. Ülkemizde çelik sanayii paslanmaz çelik üretimine cezbedilmeli önce. O zaman ferro krom ihtiyacı olacak ve bu üretim gerçekleşecektir.

6- Haziran ayında çıkan, iyi niyetle çıktığından şüphe etmediğimiz ancak fiili bir moratoryuma dönüşen düzenleme terk edilmeli ya da işlerlik kazanmalı. Yeni arama faayiyetleri olanaksızlaştı, orman alanlarında madencilik faaliyetleri durduruldu, tesislerin yıkılması söz konusu... Bir müracaatın cevabının gecikmesi orman izninin zaman aşımına uğramasını doğuruyor ve dolayısıyla sahanın terk edilmesi gerekebiliyor. Bu durum ortadan kaldırılmalı.

Faizsiz kredi ile hayvan satın alanlar ithalatın önü açılınca hep battı

Türkiye’de en büyük hayvan varlığına sahip yatırımcı Necati Kurmel. Onunla et fiyatlarını konuşmadan olmaz... Konuya patatesten giriyor: “Bundan 4 ay önce bize hayvanlara yedirmemiz için patates getiriliyordu, şimdi fiyatlar fırladı... Tamamen arz talep meselesi. Ette de durum aynı. Bugünlerde et fiyatları artacak. Et ithal edeceğim denildiğinde ne oluyor sana anlatayım. Türkiye’nin hayvanı Türkiye’ye kafi değil, çünkü inek kesiliyor. Etin ucuz olması için sütün pahalı olması gerek. Sütten para kazanamayınca ineği kesiyorlar. Dediler ki faizsiz kredi vereceğiz inek için. Parayı alıp piyasaya çıktılar. Canlı kilosu 9 liralık hayvan 17  liraya kadar çıktı. Ahırını doldurdu bu kredi alan yeni yatırımcılar. Sonra ithalat başladı. Halk biraz pahalı yiyecekti o adamlar biraz para kazanıp tekrar inek alacak ve geliştirecekti işini. Ama gümrüksüz et getirilince bütün o kredi alanlar zarar etti. Biz ithalat serbestleşince 40 bin hayvan aldık, getirip sattık. 24 milyon lira para kazandık. Bize 4 milyonu kaldı. Ama o faizsiz kredi alanlar hep battı.

Şimdi ahırlarımızın kapasitesi 40 bin ama 10 bin hayvanımız var. İthalata açmayacağını bilsem ahırları dolduracağım yine. Ama biz 12 liraya hayvan alırken o 9 liraya ithalat yaparsa bizi batıracak. Bu noktada önümüzü göremiyoruz.”

Başbakan’ın aradığı babayiğit benim ama ona ulaşamıyorum

“Aklımız fikrimiz maden olduğu için Bitlis’de bir maden satılıyordu aldım. Bakır madeni, 10 milyon dolara aldım. Hakikaten bakır yatağı. Fabrika kuracağım, Sayın Başbakan Van’da dedi ki 40-50 milyon TL yatıran bir babayiğit varsa gelsin, hemen izni vereceğim. Ben yatıracağım buraya ama iznim yok. Kendisine de ulaşamadım. Yine Elazığ’da krom sahası aldım izin yok. Paraları ödedik, yatırım iznini alamadık. Türkiye’de bir maden hazır duruyor gidiyor, bir uyanık gidip parayı kazanıyor gibi bir durum yok. Bir maden 5-10 yılda çıkarır yatırımı. Riski çok yoğun bir iştir. Aramak lazım. Türkiye’de sondaj eksik. Bir zamanlar sondajı teşvik ediyordu hükümet, parasının yarısını veriyordu. Şimdi bu destek de yok. MTA yardımcı oluyordu, artık o da yok.”

Özlem Ermiş Beyhan/Dünya

YORUMLAR
 Onay bekleyen 1yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Koç'un damadına büyük şok!
SPK, Karsan Başkanı İnan Kıraç ve yardımcısı Jan Nahum ile Klod Nahum ...
Kavga sonrası saflar yeniden tutuluyor
‘Hükümet-Gülen Cemaati’ kavgası, muhafazakar iş dünyasında taşları yerinden oynattı.
‘Krizlerde en büyük yanlış panik olmak'
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, kriz ortamında ...
 
Akın İpek'ın sarayında kim oturacak?
İşadamı Akın İpek, Ankara'da yaptırdığı malikane için 30 milyon lira harcadı. ...
TÜSİAD: Böyle ülkeye yabancı gelmez
Patronlar kulübü TÜSİAD, AKP Hükümeti’ne karşı son 12 yılın en ağır eleştirilerini yaptı
Sabancı Japon Başbakanı’na neden hayır dedi
Kadın bu yılkı Davos’un yine baş gündem maddelerinden biri.
 
‘Yes Man’ olmadığını gösterdi
Muharrem Yılmaz, TÜSİAD Başkanlığı’nın ilk yılında fazla polemik yaratmadı ...
Bu saray kimin için?
Ankara'da 14 bin metrekarelik alanda bir malikâne yükseliyor. Ruhsatı ...
Bay Mudo'nun kalbine by-pass
7'den 70'e herkesin sevgisini kazanan Mustafa Taviloğlu'nun, nam-ı diğer Bay Mudo bıçak altına yattı
 
Menderes'in hatırasına otel inşaatında son durum
EKONOMİ
Menderes'in hatırasına otel inşaatında son durum
Ülker'e Rekabet'ten kötü haber.....
İŞ DÜNYASI
Ülker'e Rekabet'ten kötü haber.....
Eyvah; dört ayda valizlerle 6.2 milyar dolar kaçırılmış!
FİNANS
Eyvah; dört ayda valizlerle 6.2 milyar dolar kaçırılmış!
Zeytinlik tartışmasının altından hangi büyük grubun arazisi çıktı?
İŞ DÜNYASI
Zeytinlik tartışmasının altından hangi büyük grubun arazisi çıktı?
‘Çöpe atılması gerekenleri askerlere veriyoruz’
EKONOMİ
‘Çöpe atılması gerekenleri askerlere veriyoruz’
Şok! 40 ilin valisi değişti, 20 vali merkeze alındı
GÜNDEM
Şok! 40 ilin valisi değişti, 20 vali merkeze alındı
Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: İddianı ispat et
GÜNDEM
Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: İddianı ispat et
Böcek raporu için beni tehdit ettiler
POLEMİK
Böcek raporu için beni tehdit ettiler
AKP’de ‘abla’ korkusu
SİYASET
AKP’de ‘abla’ korkusu
İhale yasaklılarına af yolu
GENEL
İhale yasaklılarına af yolu
Ana Sayfa Ekonomi İş Dünyası Gündem Finans Dünya Medya Spor Magazin
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva