30 Nisan 2017 Pazar    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Airbus-Boeing kavgası!
  Deniz Gökçe    17 Ekim 2006 Salı  

Dün bu sütunda Avrupa'nın sosyoekonomik yapısının değiştiğini, kimsenin artık pek evlenip çocuk doğurmadığını, aile kavramının değiştiğini ve nüfusun yavaşladığını sayılar vererek göstermeye çalışmıştım. Evlenenler de çok geç yaşta ve az sayıda çocuk doğuruyor ve evliliklerin büyük miktarı da boşanma ile sonuçlanıyordu. Bu durumda, giderek de uzayan hayat beklentisi ortamında, üretimi kimin yapacağı, vergileri kimin ödeyeceği ve yaşlılara sosyal güvenliğin ve sağlık hizmetinin nasıl sağlanacağı da pek belli değil tabii.

1930'lardaki büyük depresyon sonrasında ve iki dünya savaşının tahribatı da yaşandıktan sonra gelişmiş ve sanayileşmiş dünyada iki ekonomik model ortaya çıkmıştı: Avrupa'nın refah devleti yaklaşımı ve ABD'nin piyasa ekonomisi yaklaşımı. Avrupa devletin üretime büyük destekler sağladığı ve korumacılığa dayanan bir sistemi sürdürmeye çalışırken, ABD ise giderek devletin elini piyasadan çekmeye çalışan bir yaklaşım içinde idi. Bu yaklaşım farklılığı en çok devletin sanayi politikasında gözükmekte.

Bu yaz başında Dünya Kupası nedeni ile uzun süre kaldığımız Almanya'da artık mühendis ithal edilmeye başlandığını duymuş, inanamamıştık, ama aşağıdaki örnek olay oldukça ikna edici!

Büyük istihdam ve kazanç içeren uçak üretiminde Avrupa Airbus ile (birkaç AB devletinin bir arada sahip olduğu ve desteklediği bir kuruluş) uçak piyasasında öne geçmeye çalışmakta. ABD ise Boeing ile ve ona verilen devlet kredileri ve savunma sanayii siparişleri ile rekabet avantajı sağlamaya çalışmakta. Her iki taraf da son yıllarda birbirlerini Dünya Ticaret Örgütü'ne şikayet etmekte ve süreç anlaşmazlık ile sürmekte, sonuçta devletler 'mahkemelik olmakta' idiler. Bu arada 1980'li yıllarda piyasa payı yüzde onbeş civarında olan Airbus (AB ürünü), piyasaya hakim olan Boeing'i (ABD ürünü) 2000'li yıllarda yakalamaya ve hatta geçmeye başlar gibi gözüküyordu. 2004 yılında, Airbus'ın piyasa payı yüzde 53 olacak gibi gözükürken, Boeing'in piyasa payı yüzde 47 düzeyine iner gibi idi. Airbus büyük uçaklarda A380 modeli ile büyük siparişler alırken, Boeing ise Boeing 787 modeli ile ayakta kalmaya ve piyasa payını geri almaya çalışıyordu. 2005 yılında ise Airbus'ın büyük uçak siparişlerinde daha da öne geçtiği görülür gibi idi. Ama sonra dünya ABV ve sanayi politikasının üzerine yıkıldı, Airbus felakete uğradı.

AB içinde Fransa ile Almanya arasındaki çekişme, Airbus 380 uçağının gövdesinin bir yerde (Almanya), montajının ise başka bir yerde (Fransa) yapılması sonucunu getirmişti.

Ama şimdi ortaya çıktı ki, Airbus müşterilerine söz verdiği uçakları ne bu yıl ne de gelecek yıl teslim edemeyecek ve bu nedenle de milyarlarca dolar ziyana girecekti. Bu, yöneticilerin kellelerini uçururken, on binlerce işçi Almanya ve Fransa'da işten çıkarılmak zorunda kalmıştı. Peki neden üretim yetiştirilemiyor ve siparişler üretilemiyordu?

Airbus uçakları 30 yıldır Fransa'nın Toulouse kentinde monte ediliyordu. Ancak A380'nin arka gövdesi Hamburg Almanya'da üretilecek ve Fransa'ya taşınacak ve Kuzey ve Batı Fransa'da üretilecek diğer gövde kesimleri ve parçalarla birleştirilecekti.

Parçalar ve gövdeler Toulouse'a gelince ortaya bir sorun çıktı. İki ayrı ülkede üretilen parçalar birbirine uymuyordu. Her iki üretici taraf üç boyutlu modelleme yazılımını kullanmadığından parçaların bibirine uymayacağı önceden tespit edilememişti. Her uçak 500 km kadar elektrik kablosu içermekte idi ve bakır yerine alüminyum kablo kullanılması, kabloların uyumsuzluğuna neden oluyordu. Her iki tarafın mühendisleri de işbirliği yerine soruna farklı şekilde yaklaşmaya çalıştıklarından Alman-Fransız üretim işbirliği rezil oluyordu. Kablo donanımın düzeltilmesi en azından bir yıl alacağından uçaklar monte edilip müşterilere teslim edilemiyordu. Milyarlarca dolar ziyan, on binlerce işçinin ziyanı karşılamak için işten çıkartılması gibi felaketler Airbus yöneticilerinin de başını yerken, ortaya çıkan galiba üretimde devletçiliğin iflas etmesiydi.

Tabii yeni uçaklar sık sık üretimde gecikme yaratır. Bu bir endüstri standardı. Nitekim 1969 yılında Boeing 747 modeli de iki yıl geç piyasaya çıkabilmişti. Boeing bu nedenle az daha iflas ediyordu. Ama Boeing iflas etse alt tarafı özel bir şirketti ve ortakları ve çalışanları zarar görecekti. Ancak bu sefer devletler saçmalamış bulunuyor.

Tartışma kaçınılmaz bir şekilde devletin sanayi üretimine parmak sokması ve korumacı bir strateji uygulamasının gerekli ve başarılı olup olmadığını gündeme getirecek. Bugünlerde çok gündemde olan özelleştirme tartışmaları bu örnek göz önüne alınarak devam etmeli!

Bizim sanayi politikamızda da benzer saçmalıklar var mı? Bakkalları korumak için organize perakendeyi yasaklamak veya pancarcıları korumak için mısırdan fruktoz üretimini baltalamak ne iştir?

Akşam


Bu yazı 857 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazar Pazartesi  Salı 
14 / 21 °C 11 / 18 °C 11 / 18 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.