30 Mart 2017 Perşembe    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Bu yaklaşım PO'ya yakışmaz
  Ali Saydam    11 Ekim 2006 Çarşamba  

Ortada bir dolu dedikodu var. Ve sektörün lideri Petrol Ofisi onca iletişim ustalığına rağmen ne hikmetse bu garip iletişim ortamını yönetmekte zorlanıyor...

EPDK'nın (Enerji Piyasası Denetleme Kurulu) akaryakıt şirketlerine getirdiği, milyarlarca YTL ile ifadesini bulan cezalardan sonra havada uçuşan, insanların algılamasında negatif tortu bırakan kavramları alt alta sıralayalım mı? Ruhsatsız istasyonlar, açıktan satış, haksız rekabet, kaçak benzin, mahkemeler, itirazlar, Danıştay vb. Liste uzayıp gidiyor...

Pekiyi ortada bir iletişim krizi var mı? Bal gibi var... Petrol Ofisi ne hikmetse bu krizin merkezinde duruyor... Ortada bir tür kurumsal vatandaşlık meselesi var. Bu sütunun okurları bilir. Eğer kurumsal vatandaşlıktan sınıfta kalırsan, toplumsal sorumluluk projeleriyle ağzınla kuş tutsan bir işe yaramaz. PO buradan gol yerse, son yıllarda emek zahmet inşa ettiği o itibar abidesi, iskambil kağıdından ev gibi çöküverir.

Kriz durumlarında genelde hukukçularla iletişimciler birbirlerine girerler. Gördüğüm, PO'da da öyle oluyor. Ama dünkü açıklamadan yine hissettiğim o ki, bu krizde iletişim yönetimi hukukçuların eline geçmiş. 'Dava sonuçlanana kadar ödeme yapmayacağız!' şeklindeki sert üslubu hiç bir iletişimci kullanmazdı. PO'da iletişimi hukukçular ele geçirmiş olabilir olmasına da buna benim tanıdığım CEO Jan Nahum nasıl müsaade etmiş? Yanıtını esas merak ettiğim soru bu...

 

                                            *    *    *

Fatih Altaylı boşuna beklemesin

Dünkü yazısında ilginç bir öneri getirmiş Fatih Altaylı. Diyor ki: 'Burada Avrupalı 'Entelektüellere' çağrıda bulunmak görevi herkesten çok Orhan Pamuk'a düşüyor.

İfade özgürlüğünü eğer gerçekten savunuyorsa, Orhan Pamuk çıkıp 'Benim fikrimi söylememi nasıl savunduysanız, benim karşıt fikrimi söylemek isteyenleri de aynı oranda savunmak zorundasınız' demek zorunda. Pamuk eğer gerçekten 'Aydınsa', Fransa'nın 'İkiyüzlü yaklaşımına' aydın gibi tepki göstermeli. Sarkozy'nin Türkiye'ye '301'i kaldırın' deyip, çok daha ağır bir yasayı sadece Türkiye'ye karşı yasalaştırması ayıbını yüzlerine vurmalı. Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibinin belirleneceği şu günlerde bunu yapmak zor olabilir. Ancak 'Adamlık' böyle anlarda belli olur.'

Altaylı'nın önerisinin altı hiç de boş değil. Örneğin, Türkiye'de 'Soykırım var' dedi diye yargılanan Hırant Dink benzer bir açıklama yapmış çoktan. 'Yasa çıksın' demiş 'İlk işim Fransa'ya gidip, 'Ermeni soykırımı olmamıştır' diye açıklama yapmak olacak. İsterlerse yargılasınlar...'

Pamuk benzer bir girişimde bulunur mu? Hiç sanmam... Şu sıra Fransa'ya açık destek veremeyen 'vaftizli entelektüellerimizin' önerisi bildiğiniz gibi şu: 'Bırakın sert reaksiyonları. Bunlar bir işe yaramaz. AİHM'ye başvuralım yeter! Zaten bunların senatosundan da geçmez bu tasarı!' Bizim izlediğimiz kadarıyla Pamuk kesinlikle Altaylı'nın önerdiği tepkiyi vermeyecektir. Hele yarın verilecek Nobel Edebiyat Ödülü havucu uzaktan görünmüşken... İnşallah yanılırız.

*      *      *


Muhalefet de gündem belirlermiş...

Uzun zamandır nihayet hükümetin dışında, muhalefetten bir lider gündemi belirledi. İçeriği tartışmak niyetinde değilim. Yani Mehmet Ağar'ın o çarpıcı metaforu siyasi strateji açısından yanlış olabilir -ki tartışma götürür- olsun; hiçbir şey Mehmet Ağar'ın çıkışının aylardır burada tartıştığımız 'muhalefet duruşu' adına net bir örnek olduğu gerçeğini değiştirmez. Ayrıca siyasi iletişim açısından da önemli bir taktik adım olarak gördüğümüz bu son derece 'hesaplı, planlı' adım, çoklanacak bir modeldir de...

Bir daha hatırlayalım Ağar'ın metaforunu: 'Dağda silah tutacağına, düz ovada siyaset yapsın!'

Etkisine bakalım. İktidar dahil herkes bu çıkışı konuşuyor. Onu hain ilan etmek, yürek ister. Elleri mahkum; ciddiye alacaklar. Kaçış yok. İş bitmiş, iletişim sıkıştırması (squeeze) gerçekleşmiştir. Siyasi iletişimde Ağar 1-0 öndedir... İşte aylardır söylemeye çalıştığımız; CHP'yi sürekli 'iktidarın gündeminin peşinden koşuyor', diye eleştirdiğimiz husus budur. Bu minik bir örnek... Biraz inovasyonla demek ki oluyormuş... AK Parti'yi şeriat öcüsü, Cumhuriyet düşmanı göstererek oy avcılığı yapmanın dışında yollar aranmalı derken de kastettiğimiz buydu.

*     *     *


Yapı Kredi logosu tamamdır

Şirket birleşmeleri ve satın almalardan sonra oluşturulacak kurum kültürü genelde sorun teşkil eder. Logo ve/veya amblem seçimi de sorunların başında gelir... (Bu arada logo ile amblem arasındaki farkı çevrenizdekilere bir sorsanıza... Bakınız ne kadar eğlenceli yanıtlar alacaksınız...) Yapı Kredi'nin yeni logosunun bazıları tarafından tartışma konusu yapılması da bu bağlamda hiç şaşırtıcı değil... Oysa Koç Bank'la birleşmesi sonucu oluşan yeni Yapı Kredi logosu ile ilgili Genel Müdür 'in açıklaması son derece netti. Ne demişti Genel Müdür Kemal Kaya 3 Ekim günü gazetelerde çıkan haberlere göre?

'1944 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk özel bankası olarak, Kazım Taşkent tarafından kurulan Yapı Kredi Bankası'nın logosunda o günden bugüne leylek figürü kullanılıyordu. 'Yuva kuran' anlamına gelen leylek figürü, büyümeyi simgeliyor. Yeni logodaki Koç boynuzu figürüyse Koç Holding'in gücünü simgeliyor. Bu durum bankanın bundan sonraki dönemde güçlü mali yapısına vurgu yapacağı anlamına geliyor.'

Koç Topluluğu, Yapı Kredi'nin rengini de değiştirmiş. Daha koyu, daha güçlü bir renk seçmiş. Bizce doğru da yapmış. Bildiğiniz gibi iletişim meselelerinde herkes konuşur. Akademik ortam dışında uzmanlık kendinden menkuldür... Akademisyenler ise ancak pratik uygulamalar içinde pişebildikleri ölçüde akademik otorite olmanın ötesinde sektörel otorite haline gelebilirler... Amatör gözlerin yeni logoyu yadırgamaları bu nedenle doğaldır. Hürriyet Gazetesi de, Arçelik de logolarını değiştirdiklerinde amatörler tarafından yadırganmışlardı. Sonra öyle alışıldı ki, sanki bu logolar hayatımızda her zaman varlardı... Yapı Kredi de öyle olacaktır; logo tamamdır... Hiç kimsenin endişesi olmasın...

Akşam


Bu yazı 724 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Perşembe Cuma  Cumartesi 
6 / 16 °C 7 / 10 °C 6 / 10 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.