27 Nisan 2017 Perşembe    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Çankaya Köskü’nde olanlar
  İsmail Küçükkaya    18 Ağustos 2007 Cumartesi  

Türkiye 11'inci Cumhurbaşkanı'nı beklerken, Çankaya Köşkü'nde önceki günkü resepsiyonda yaşananlar bundan sonraki döneme ilişkin önemli ipuçlarını veriyordu.

İşadamı Jak Kamhi'ye “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” verilmesi töreni sonrasındaki resepsiyon, olayın bütün taraflarının duygu, düşünce ve planlarını görebilmemiz bakımından hayli yararlı oldu.

Bütün dikkatimiz Cumhurbaşkanlığı seçiminin en kritik anında, Cumhurbaşkanı Sezer, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ve Dışişleri Bakanı Gül'ün ne diyecekleri, sorularımızı nasıl yanıtlayacakları, birbirlerine nasıl davranacakları ve hatta vücut dillerinin ne yansıtacağına odaklanmıştı.

Herhalde benim gibi diğer temsilci arkadaşlarım da Çankaya Köşkü'nden girerken, en geç iki hafta içinde bu mekanın yeni Cumhurbaşkanı olarak kime ev sahipliği yapacağını ve daha da önemlisi Cumhurbaşkanı seçiminden sonra devletin zirvesinde neler yaşanacağını anlamaya çalışıyorlardı.

Gece boyunca en mutsuz kişinin Cumhurbaşkanı Sezer olduğunda diğer arkadaşlarımla hemfikirdik. Sezer gergindi, keyifsiz görünüyordu. Gece boyu selamlaşmamız ve tokalaşmamızın dışında Sayın Sezer'den bir tek cümle alabildik. Oysa sadece bir saat önce Başbakan Erdoğan ile kritik bir görüşme yapmış ve çok şaşırtıcı bir hamleye imza atmıştı. Gazete ve televizyonlar “jest mi, rest mi?” tartışması yapadursun, aslında Sezer son derece şık bir jestle tepkisini ve tavrını ortaya koymuştu. 60'ıncı Hükümet'i onaylama makamı olmayı kibarca reddetmişti. Benim uzun zamandır “yeni bir muhalefet dili” derken anlatmaya çalıştığım da buydu. Muhalefeti öyle bir yapacaksınız ki, ona maruz kalan kişi bile “bu bir jesttir, son derece de olumlu buluyorum” diyecek.




Büyükanıt neler söyledi?

Galiba Çankaya Köşkü'nde ne diyeceği en çok merak edilen kişi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tı. Çeşitli sorularımıza en az 10 kez “cevap yok, bir şey demeyeceğim, yorum yok” gibi yanıtlar verirken, “dükkanı kapattım” demesi de son derece ilginçti. Büyükanıt Paşa'nın, 12 Nisan'dan beri sık sık hatırlattığı, “Ben siyasete hiç müdahale etmiyorum, sadece kendi görev, yetki ve sorumluluklarımı yerine getiriyorum” vurgusunu yapması da önemliydi. Büyük bir dikkatle dinlediğim Büyükanıt'tan edindiğim izlenimi şöyle özetleyebilirim:

“Artık sözün bittiği yerdeyiz. Söylenmesi gereken her şey söylendi. Bundan sonra kimin ne yaptığına bakacağız. Hassasiyetimiz en üst noktada ama bizden kimse de durup dururken gerginlik beklemesin. Biz kavgayı ilkelerimiz için veririz.”

Yaşar Paşa, kelimelerini özenle seçiyordu. Provokatif sorulara bile bazen soğukkanlılıkla bazen de esprilerle yanıt verdi. İki kez değerlendirme yaparken yüz hatlarının sertleşmesi dikkatimi çekti. Burada, başında bulunduğu kurumun hassasiyetlerini yansıtıyordu. Bunlardan birisi Türk Silahlı Kuvvetleri'ne özellikle dış çevrelerden gelen hakaretler, diğeri ise askerin içinde görüş ayrılıkları olduğuna dair zaman zaman ortaya atılan spekülasyonlar...

Büyükanıt Paşa, daha önce Hilmi Özkök'le kendisi arasında, şimdi de kendisi ile İlker Başbuğ Paşa arasında bir yaklaşım farkı olduğuna dair söylentilere sert tepki gösterirken, “Türk Silahlı Kuvvetleri öyle bir yapıdır ki, Ahmet gitmiş, Mehmet gelmiş fark etmez. Bakın Atatürk öldü ama, ilkeleri bugün bile yaşıyor” tespiti dikkat çekiciydi.




Hükümet kanadının yorumları

Bu kez Başbakan Erdoğan'ın yanındayız. Başbakan da son derece sakin görünüyordu. Hepimize tek tek ismiyle hitap edip, hal ve hatırımızı sordu. Erdoğan sanki asıl önceliğini artık yeni kabineye yöneltmiş durumdaydı. Sohbet de ağırlıklı olarak bu minvalde gerçekleşti. Kendisine yine Dolmabahçe soruları yönelttik ama yanıt almak mümkün olmadı. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak ise Başbakan Erdoğan, “Artık kararı verdik, süreç işliyor, hayırlı olsun” havasındaydı. O artık piyasaların global dalgayla sarsıldığı bir dönemde Köşk belirsizliğinin bir an önce giderilmesini ve böylece güçlü bir hükümetin kurularak ekonomik istikrarın sürdürülmesini hedefliyordu.

Çankaya Köşkü'ndeki resepsiyonda en son olarak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile beraberiz. Size o akşamı anlatırken kiminle görüştüğümüzü sırasıyla aktarmaya çalıştım. Ortaya çıkan merak duygusunun ilgili aktörler tarafına nasıl yönlendirildiğini görmenizi istedim. En son Gül'ün yanına gelmemizin nedeni belki de “tavrı en net olan kişi” olmasındandı. Gül, adaylık konusunda en baştan beri ısrarlı ve kendi içinde tutarlı bir tavır sergiledi. Bizimle sohbetinde hep uzlaşma mesajları verdi. “Köşk'e alışıyor musunuz?” diye espri yaptık. “Hep beraber alışacağız” diye güldü. Ben elinde meyve suyu içtiği bardağı göstererek “Efendim üzerinde Cumhurbaşkanlığı forsu var” esprisi yaptım. Yine gülümseyip bardağı masaya koydu.

Gül'ün “Beni sizler eskiden beri çok iyi tanıyorsunuz. Ben söylediklerimi inanarak söylüyorum, rol yapmıyorum” sözlerini önemsiyorum.

Gül özetle, Cumhurbaşkanlığı sürecinde herkesi çok şaşırtacağı ve büyük bir kucaklayıcılık sergileyeceği izlenimi veriyor. Buna da Çankaya Köşkü'nde beraber çalışacağı isimleri seçerken başlayacak. Dışişlerinin saygın bürokratları bugün haber sayfamızda da okuyacağınız gibi, Gül'ün Çankaya Köşkü'ndeki en yakın arkadaşları olacaklar.


Bu yazı 13944 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Perşembe Cuma  Cumartesi 
9 / 20 °C 10 / 21 °C 9 / 22 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.