27 Nisan 2017 Perşembe    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Derin devlet bir bahane mi
  Ertuğrul Özkök    2 Şubat 2007 Cuma  
"DERİN devlet" kavramını Türk literatürüne sokan gazeteci olarak şunu iddia ediyorum.

Türkiye’de derin devlet yoktur.

Ve arkasından şu provokatif iddiayı yapıyorum.

Keşke bu ülkenin gerçek anlamda bir derin devleti olsa.

Çünkü, bizimki gibi mayınlı coğrafyalarda bekasını sürdürmeye çalışan her ülkenin derin bir devlete de ihtiyacı vardır.

Çok iyi bildiğim bir şey daha var.

Her demokratik ülkede aydınlar derin devleti hiç sevmezler.

Daha doğrusu devleti sevmezler.

* * *

Bu konudaki görüşlerimi aynı açıklıkla daha önce de yazmıştım.

Bugün yazma sebebim ise başka.

Olayın Hrant Dink cinayeti ile ilgisi açısından önemli gördüğüm bir noktaya değineceğim.

Dink cinayeti ile ilgili soruşturma devam ediyor.

İddianame ortaya çıkmadan bu konuda görüşlerimi açıklamanın yararını görmüyorum.

Ancak olayın gidişatına baktığım zaman şöyle tehlikeli bir gelişme seziyorum.

Ülkenin özellikle aydın kesimi, Dink cinayetinde "çok sofistike" bir örgüt arıyor.

Öyle anlaşılıyor ki, araştırmanın sonunda böyle sofistike bir örgüte ulaşılmadığı takdirde, o kesimin vicdanı rahatlamayacak.

Elbette böyle bir ilişki varsa mutlaka ortaya çıkarılmalı.

Öyleyse tehlike ne?

* * *

Ben bu olayın başından beri "mahalle psikolojisinin" önemini vurgulamaya çalışıyorum.

Mesele orada, mahallede, internet kafelerde, okey masalarında karara bağlanıyor.

Korkum şu:

Sofistike örgüt bağları araştırılırken, bu mahalle gerçeğinin yine küçümsenmesi.

Evet bu konuda ısrarlıyım.

Çünkü Hrant Dink cinayetinin ilk perdesi Trabzon’da bir Katolik rahibin öldürülmesi ile açılmıştı.

Ne yazık ki toplum olarak da, devlet olarak da bu olayın üzerinde hassasiyetle durmadık.

Hatta bazıları, "misyonerlik", "eşcinsellik" gibi bahaneler yaratmaya çalıştılar.

Mahalledeki o çocuğu ve abilerini neredeyse kahraman haline getirdik.

Eğer o gün mahalleye, okey masalarına eğilseydik, orada oluşan havayı anlamaya çalışsaydık, Hrant Dink belki bugün yaşıyor olacaktı.

* * *

O nedenle diyorum ki, gelin bu defa aynı ihmalkárlığa düşmeyelim.

Ülkemizin en başarılı psikologlarını, sosyal bilimcilerini bu hassas mahallelere gönderelim.

Okey masası psikolojisini çözmeye çalışalım.

İşte bu noktada tekrar "derin devlet" meselesine dönüyorum.

Farkında mısınız, çözemediğimiz her sorunu artık komisyona havale eder gibi "derin devlete" havale ediyoruz.

"Derin devlet", giderek "derin ihmalimizin" bahanesi haline geliyor.

Biz bu sofistike meseleler üzerinden yazarlık rantı sağlamaya çalışırken, okey masalarındaki, internet kafelerdeki çocuklar ellerinde tabancalarla şöhret yollarını aralamaya çalışıyor.

Bizse derin ilişkiler peşindeyiz.

Bu arayışta geldiğimiz nokta şu:

"Fotoğrafı abi temin etmiş."

Hayatı internet kafede geçen bir çocuk için Hrant Dink’in fotoğrafını elde etmek ne kadar zor bir işse.

Google’a girsen anında bulursun.

* * *

Sonuçta şunu söylemek istiyorum.

Elbette varsa derin ilişkileri araştıralım.

Ama onu yaparken daha basit, daha göz önünde geçen olayları kaçırmayalım.

Çünkü biz kaçırdıkça, onlar da kaçırmıyor.

Hedef vuruluyor...

Bu yazı 816 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Perşembe Cuma  Cumartesi 
9 / 20 °C 10 / 21 °C 9 / 22 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.