25 Mart 2017 Cumartesi    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Gazetecilere söylemediklerim
  Ertuğrul Özkök    14 Mart 2007 Çarşamba  
GEÇEN hafta Amerika’dayken telefonum sık sık çaldı.Arayanların çoğu gazeteciydi.

Bana şu soruyu sordular:

"Genelkurmay’ın yeni ’andıçı’ ile ilgili görüşünüz nedir?"

Hiçbirine cevap vermedim.

Tabii hepsi bu soruyu sormakta haklıydı.

Ortada bir "asker yanlısı gazeteciler" listesi vardı ve başında benim adım yazılıydı.

İki nedenden dolayı cevap vermedim.

Bir, bu olay bir andıç falan değildi.

İki, adımın "asker yanlısı", "devlet yanlısı", şu veya bu yanlısı gibi laflarla anılması beni hiç rahatsız etmez.

Beni kırmızı görmüş boğaya hiç çeviremez.

Bu konuda kendimi savunmayı da gururuma yediremem.

* * *

Ancak...

Bu fırsattan istifade, bazı kişilerin yüzüne ayna tutmayı da çok isterim.

Özellikle de, günlerdir "yeni andıç bulmuş" mağribi gibi oradan oraya saldıran bazı sözüm ona aydınlara.

Ben diyorum ki, bu ülkede kendini aydın sayan insanların çoğunun kafasında, askerinkinden çok daha sert, acımasız akreditasyonlar, andıçlar vardır.

Üstelik bu beyefendiler kendilerini "demokrat" falan sanırlar.

"Konuşma ve düşünce özgürlüğü" onlar için kutsal bir haktır.

Ama başkalarının konuşma özgürlüğü hak olamaz.

Kendileri "Türk devleti 30 bin Kürdü öldürdü" demeyi, "temel bir düşünce özgürlüğü" olarak kabul eder.

Ama 301’inci maddeyi savunmayı "faşistlik" olarak kabul eder.

Hatta daha ileri gider, "Hrant Dink’in katilleri 301’i savunanlardır" bile der.

O böyle der de, öteki güya "demokratlar" buna itiraz eder mi?

Gülay Göktürk’ünki dışında bir tek itiraz görmedim.

Bu lafı hepsi, çok normal karşıladılar.

Ya Doğu Perinçek’in durumu?

Pazartesi günü Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazısında önemli bir saptama vardı.

Türkiye’de 301’e karşı çıkanlara sesleniyordu.

Perinçek, sırf tarihi bir konuda fikrini söylediği için hapis cezası yiyor.

Ama Türkiye’de bir Allah’ın kulu "demokrat" sesini çıkarmıyor.

* * *

Şimdi söyleyin.

Bu da bir "akreditasyon" mantığı değil midir?

Düşünce hürriyetini sadece kendisi için istemek, düşüncenin sınırlarını sadece kendisinin çizmeye hakkı olduğuna inanmak nedir?

O zaman, askere niye kızıyorsunuz?

Sonunda onun yaptığı, kendisi gibi düşünmeyeni garnizondan içeri sokmamak.

Siz, karşı düşünceyi kendi kafanızdan içeri sokamıyorsanız, askere söz söyleme hakkınız olabilir mi?

* * *

Yazımı bir hatıra ile tamamlayayım.

Necmettin Erbakan’ın başbakanlığı sırasındaydı.

Bir gün Hürriyet yazarlarını Konut’a davet etti.

Randevuya üç saat kala, özel kalemden biri telefon etti ve "Lütfen Oktay Ekşi’yi getirmeyin" dedi.

Bir saniye bile düşünmedim ve "Öyleyse biz de gelmiyoruz" dedim.

Randevu da iptal edildi.

Erbakan ne başbakanlığı, ne parti başkanlığı sırasında gazetecilerle yaptığı sohbetlere beni bir kere bile davet etmedi.

Hiç sorun yapmadım.

Hatta "Hakkıdır" diye düşündüm.

Mitterrant cumhurbaşkanlığı sırasında sadece beş gazeteci ile görüşürdü.

Schreuder şansölyeliğinin son döneminde, 4.5 milyon satan Bild gazetesinin muhabirlerini bir kere bile kabul etmedi.

Akreditasyon bütün ülkelerde, bu arada demokrasilerde de uygulanan bir sistemdir.

Ama zihin akreditasyonu çok daha kötü bir şeydir.

Bu yazı 754 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Cumartesi Pazar  Pazartesi 
7 / 14 °C 6 / 15 °C 6 / 15 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.