22 Mayıs 2017 Pazartesi    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
  Cengiz Çandar    6 Şubat 2007 Salı  
Hrant Dink cinayeti soruşturmasının geldiği nokta pek iç açıcı değil. Ormanı bırakıp ağaçlarla uğraşmaya başlandığı gibi bir manzara ortaya çıkmaya başladı. Haliyle, ağaçlarla uğraşırken orman kaybedilmeye de başlandı. Yetkililer, “bilgi kirliliği” nden şikayet ediyor. “Yalan yanlış haberlere dikkat” uyarısı yapıyorlar.

Eğer “bilgi kirliliği”  söz konusu ise, bu, soruşturmanın gereği gibi yapılmamasından kaynaklanıyor. Emniyet’in mevcut hiyerarşisi ve yapısı ile, bu soruşturmanın salimen yapılması imkansıza yakın, çok zor. Çünkü, cinayet, bir yıla yakın süredir Emniyet’in tüm birimleriyle akıl almaz bir ihmal içinde olduğunu gözler önüne serdi.

Hrant Dink’in öldürüleceği, bu yönde Trabzon’da hazırlıklar bulunduğu aylar öncesinden İstanbul Emniyeti’ne bildirilmiş. İstanbul Emniyeti’nin alabileceği en basit önlem, en basit önlem fazlası değil, Agos  gazetesi giriş-çıkışının kontrol altına alınmasıydı, ki, bu bile yapılmadı. Hrant Dink, Agos ’un önünde vuruldu.

Trabzon Emniyeti, isimleri iki haftadır gazetelerde yer alan isimlerden oluşan bir “çeteleşme” yi biliyormuş. Buna karşı, hiçbir önleyici davranışa girilmediği de ortada.

Bütün bunların ardından, her ne tevile başvurulursa vurulsun, sanığın eline Türk bayrağı tutuşturularak Samsun Emniyeti’nde çekilen fotoğraflar ve bunların bir kanaldan medyaya sızması, her şeyin üzerine tüy dikti.

İki haftadır, böyle bir iç güvenlik yapısında yapılan tek şey, Trabzon Valisi ile Emniyet Müdürü’nün görevden alınmış olması.

Bu tablodan, sağlıklı ve güven duyabileceğiniz bir soruşturma çıkar mı? Cinayette, en azından, ağır ihmali olanlar yerli yerinde oturuyor ve soruşturmaya kumanda ediyorlar. Bu durumda, “bilgi kirliliği”  olmaz da, ne olur?

 

***         ***       ***

 

Bana, dikkatli kulak verilmesi, tespitleri üzerinde önemli durulması gereken kişilerden aktarılan “bilgi” ye göre, katilin Ogün Samast  olduğu bile şüpheli. Ogün Samast’ın rolü kesin ama cinayeti bilfiil onun işlemiş olduğu kesin değil.

O gün, Agos ’un önünde cinayetle ilişkili Ogün Samast’tan başkaları da bulunduğu kanısı, bu “bilgi” yi ileten kişilere egemen. Biri, Agos ’un bulunduğu binanın bitişiğindeki Akbank’ın iç kamerası, diğeri ATM cihazının kamerası, ikisi de katil ya da katillerin cinayeti işledikten sonra saptıkları sokaktaki iki kameranın kayıtları çok dikkatle incelendiğinde, cinayeti Ogün Samast’ın izlememiş olabileceği izlenimini ortaya çıkartmış.

“İkinci”  kişinin (üçüncü, dördüncü de var mıydı acaba?) Yasin Hayal  olup olmadığına düğümlenmiş bir tartışma, günlerce gazetelerin birinci sayfalarını işgal etti. Yasin Hayal olmayabilir. Ama, bir ikinci veya üçüncü hatta dördüncü kişi var mı? Cevap bekleyen soru bu.

Esası kaçırıp, Yasin Hayal ismine takılarak, hayali senaryolar üretmeyi bir yana bırakalım. Ayrıca, Ogün Samast’ın silahtan kurtulmayı hiç düşünmemiş, ama buna karşı cep telefonundan kurtulmayı akıl etmiş olması da, bir başka soru işareti. Hrant’ı öldüren kurşunların, Ogün Samast’ın, her nedense onca saat ortadan kaldırmayı düşünmeyip, yakalanana dek üzerinde taşıdığı tabancaya ait olduğu balistik muayeneye göre belirlendi. Ancak, bu, cinayeti Ogün Samast’ın işlediğinin kanıtı olmaktan ziyade, cinayetin işlendiği silahın Ogün Samast tarafından taşındığını ve Ogün Samast’ın olay yerinde bulunduğunun kanıtı.

Kalkıp, cinayeti 17 yaşındaki Ogün Samast işlemedi diyecek durumda değiliz. Sadece, bu “bilgi”  ve “izlenimler” in dikkatle kulak verilmesi ve tespitlerinin dinlenilmesi gereken kişilerde var olduğunu belirtmek istiyoruz.

“Bilgi kirliliği” ne katkıda bulunmaya niyetimiz yok. Ama, iç güvenliğin değiştirilmeyen hiyerarşik yapısı ve göğsünü 301’e siper etmiş bir Adalet Bakanı ile, bu kadar önemli bir cinayetin soruşturmasının sağlıklı biçimde yapılabilmesine ilişkin kaçınılmaz kuşkular doğacağını ve “bilgi kirliliği” nin engellenemeyeceği görüşünü ifade ediyoruz.

 

***     ***        ***

 

Bu arada, Türkiye’de hepimiz açısından yüz kızartıcı bir “Hrant Dink cinayeti” nin işlenebilmiş olmasına imkan veren ve adeta buna “meşruiyet sağlayan”  ırkçılıkla bezenmiş “milliyetçi-ulusalcı”  söylemin yine kafasını kaldırdığını görmezden gelemeyiz.

“Türk’ün vicdanı” nın muhteşem bir ifadesi olan Hrant Dink’in cenaze töreniyle, bir nebze sütre gerisine çekilmiş gibi görünen bu dalga, daha da kuvvetli biçimde geri gelme hazırlığında. Bu da, cinayet soruşturmasının gereği gibi yürütülmesinin önündeki en ciddi engel olarak algılanmalı.

Zaten, , “Bir bebekten katil yaratan karanlığın”  dağılmadığını, hatta daha da koyulaşabileceğini gösteren ve geçen hafta sessiz sedasız yaşanan bir gelişme, durumun vahametine yeterince işaret ediyor: Orhan Pamuk , Türkiye’yi ne zaman döneceği bilinmez bir şekilde terketti!

Orhan Pamuk, herhangi birisi değil. Türkiye’ye yakın tarihindeki en büyük onurunu kazandıran “Nobel 2006 Edebiyat Ödülü” nü alalı şunun şurasında iki ay olmadı. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’nin tek Nobel’li yazarı, alayı vala ile bu büyük ödülü aldıktan bir buçuk ay sonra ülkesinde barınamayacağı bir “siyasi ve ruhi iklim”  hissediyor. Çareyi, Almanya ve Brüksel’deki konuşma ve kitap imza randevularını iptal ederek, Atlantik ötesine gitmekte buluyor.

Bir ülkenin yüzünde bundan daha ağır bir ayıp ne olabilir?

Ayıbı bir yana bırakalım; dışardan bir “Şubat 2007 Türkiye”  fotoğrafı çekilince, o karede ne görülüyor dersiniz?

Türkiye’nin en barışsever düşünce insanlarından birinin, bir azınlık mensubunun 19 Ocak’ta çekilmiş kanlar içindeki görüntüsü ve ülkenin tek Nobel’li yazarının Şubat ayı geldiğinde ülkesinde barınamayacak halde kendini soluksuz kalarak, ülkesini geçici bir süre için olsa da terk etmeye kendisini mecbur hissetmesi.

Bu görüntüyü ortadan kaldıracak olan, Hrant Dink cinayetinin soruşturmasının doğru dürüst, “bilgi kirlenmesi”  olmaksızın sonuca ulaştırılması.

Bu yapı ile mi? Bu kadrolarla mı?


Bu yazı 29576 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazartesi Salı  Çarşamba 
13 / 17 °C 13 / 21 °C 12 / 18 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.