26 Mayıs 2017 Cuma    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
İddialı tez: AKP’nin anası 28 Şubat’tır
  Ahmet Hakan    26 Şubat 2007 Pazartesi  
HADİ açık konuşalım:

Eğer 28 Şubat olmasaydı...

Ne AKP iktidar, ne de Erdoğan başbakan olabilirdi.

Çünkü...

Olağan koşullarda Erbakan’a bayrak açmaları mümkün olmayan isimler, ancak 28 Şubat’ın doğurduğu atmosfer sayesinde bunu gerçekleştirebildiler.

28 Şubat’ın hemen ardından Abdullah Gül "içeriden", Tayyip Erdoğan "dışarıdan" olayı zorlamaya başladı.

Tezleri şuydu:

"Erbakan’la bu iş olmuyor. Ne direniyor, ne geri çekiliyor. Ayrıca görüyorsunuz: Onun siyaset tarzına Türkiye’de geçit verilmiyor. Erbakan’ın siyaset tarzı bitmiştir. Yeni bir hareket başlatmalıyız."

Eğer 28 Şubat olmasaydı...

Ne Erdoğan ve arkadaşları böyle bir hareketi başlatmaya cesaret edebilirlerdi, ne de başlattıkları hareket bu derece ilgi görebilirdi.

28 Şubat sayesindedir ki, en azılı "Milli Görüşçüler" bile Erdoğan ve arkadaşlarını "Davayı satmakla" suçlayamadılar.

Hatta bırakın "davayı satma" suçlamasını, pek çoğu "Doğru söylüyorlar" bile dedi.

* * *

Çünkü...

Erbakan, 28 Şubat’ta hiç de iyi bir sınav verememişti.

Bir yandan Milli Güvenlik Kurulu kararlarına imzayı basmış, bir yandan da alttan alta şikayete devam etmişti...

Bir yandan Taksim’e cami önerisi, Başbakanlıkta iftar gibi "dindar kitle"ye hiçbir yarar sağlamayacak gerginlik arttırıcı adımlar atmış, bir yandan da 28 Şubat kararlarına imza koymuştu.

Bir yandan 28 Şubat’ı gerçekleştirmek isteyenlere nefis paslar vermiş, bir yandan da bu pasların gole çevrilmesi karşısında etkisiz kalmayı tercih etmişti...

"Kitle" işte bunu fark etti...

Bu nedenle Erbakan’dan destek çekildi...

Bu nedenle Erdoğan’a büyük yöneliş başladı...

* * *

Ama işin en hazin tarafı şudur:

"28 Şubat’ın mimarları" böyle bir gelişmeyi öngörememişlerdi.

Tamam, Erbakan’dan kurtulmuşlardı ama karşılarına bu kez "çok daha zorlu bir hareket" çıkmıştı...

Bu yeni hareket, Erbakan gibi "Kolay malzeme" vermiyordu.

Bu yeni hareket, Erbakan gibi "Sistem dışı" kalmak yerine, sistemin içinden konuşmaya özen gösteriyordu.

Bu yeni hareket, en azından "Gizli bir ajanda"ya sahip olmadığı konusunda herkesi ikna etmek için çaba gösteriyordu.

Şimdi bakıyoruz, 28 Şubat’ın bazı mimarları, "Erbakan daha iyiydi, daha milliydi... Bunlar Erbakan’dan daha tehlikeli" demeye başladılar.

Onlara sadece şunu söylemek isterim:

Ne şikayet ediyorsunuz? Ürün biraz da sizin ürününüzdür!

MEDYA NOTLARI

MİLYON DOLARLIK GAZETECİ: Tuncay Özkan Kanal D’den Show’a geçerken "entelektüel birikim"ine karşılık olarak 3 milyon dolar almış... Maaşı ise 64 bin dolarmış. Kimsenin parasında gözüm yok, meseleyi uzatmak niyetinde de değilim ama yazmazsam ayıp olur... "Medyanın Che Guevara’sı" edası takınan Tuncay Özkan’a şunu sormak isterim: Salt gazetecilik faaliyeti, bu kadar parayı hak eden bir faaliyet midir? Bir patron, bir gazeteciye sadece gazetecilik faaliyeti nedeniyle bu kadar para verir mi? "Verir" derse susacağım... Ayrıca yine sormak isterim: 3 milyon dolara, 180 kişinin çalıştığı, trilyonlarca vergi ödeyen ulusal bir televizyon kurmak, çok mucizevi bir iş değil midir? Meslektaşımız Tuncay Özkan bu mucizeyi nasıl gerçekleştirmiştir? Gazeteciler Cemiyeti’nde bir de bu mucizeyi anlatsa diyorum.

HASAN YİNE UÇAKTA: Tamam, iktidardakiler "Seni takmıyoruz... Biz senin yazıp çizdiklerin doğrultusunda mı hareket edeceğiz?" diyebilir... Hiç gocunmam... Tamam, Başbakan kimi isterse onu uçağına alır... Buna da diyecek bir sözüm olmaz... Ancak sadece şunu hatırlatmak isterim: Vakit’in Yazı Müdürü’nü uçağa almanın şöyle bir tehlikesi vardır: Ateşle oynamayı seven bu gazete, bir gün o "kara yaramazlıkları"ndan birini daha yapar ve bunun sonucu yine felaket olursa, işte o zaman "uçaktaki Hasan" herkesin aklına gelir... Umarım Başbakan, böyle bir durumda da Hasan’ı uçağa almaya devam edecek yiğitliği gösterir.

YANAĞA DOKUNMA OLAYI: Başkası yapsa elbette yadırgardım ama Mehmet Barlas’ı yadırgamıyorum. Çünkü Başbakan’ın yanağına dokunmak, Barlas’a yakışıyor... Hayır, herhangi bir imada falan bulunuyor değilim... Basbayağı yakıştığı kanaatindeyim. Çünkü Barlas’ın bir "yalakalık ihtiyacı" içinde olmadığını biliyorum. Başbakan’a yakın gözükmek gibi bir derdinin olmadığını da biliyorum. Bu nedenle olayı büyütmek, buradan bir "Liboş Mehmet" hikayesi çıkarmak bana olayı fazla zorlamak gibi geliyor..

Bu yazı 881 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Cuma Cumartesi  Pazar 
12 / 23 °C 15 / 22 °C 15 / 21 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.