30 Mart 2017 Perşembe    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
İktidar
  Ergun Babahan    26 Şubat 2007 Pazartesi  
İktidar istediğini yapma gücüdür ama sahip olduğunuz iktidarın alanı, yetkisi ne olursa olsun, mutlak iktidar yoktur.
İktidar, muhalefetleriyle sizi rahatsız edenlerin hesaplarına girip denetleme yetkisi verir belki...
Ya da bugün hesapları denetlenenlere, geçmişte başka patronlar adına çeşitli insanlara saldırı gücünü ve bir çeşit yargısız infaz yapma yetkisini...
Bu sizin olaylara nereden baktığınıza bağlıdır.
Aslında biri dünün mağduru, diğeri dünün iktidarının, ezen gücün silahıdır.
Yeni Şafak gazetesine operasyon düzenlendiğinde, sahipleri çoluk çocuk gözaltına alındığında, başlarını başka yöne çevirenler şimdi "Hak ve hukuktan" bahsetmekte.
Aynı olayı hakların ihlali görenler, mağdur olduklarını söyleyenler ise şimdi kendileri daha kibar bir yöntem seçmekten rahatsızlık duymamakta.
Veya geçmişte yaptıkları ve temeli çok sağlam olmayan haberlerle insanları hırsız, uğursuz ilan edenler, bugün hizmet ettikleri iktidar sahiplerini terk edip kendi başına kaldığında, gerçek iktidarlar güçlerinin sınırını görmektedir.
Veya iktidar güçlerini kullanarak bir kanalın mali hesaplarını denetleyenler, dış bir gücün talepleri karşısında bir kedinin köşeye sıkıştırdığı serçe kadar çaresiz ve güçsüz kalabilmektedir.
Her olayda iktidar merkezi bakış açınıza göre değişir.
Aslolan gazeteci olarak her türlü iktidar karşısında bağımsızlığını koruyabilmeniz, hiçbir iktidarın tetikçisi olmamanızdır.
Çünkü bilirsiniz ki, her iktidar bozar. Dünkü El Pais'in İngilizce baskısında çarpıcı bir anekdot okudum.
Yazar Javier Cercas'ın aktardığı öykü şöyle:
"12 Nisan 1953 gününün sabahı Carl Seelig bir akıl hastanesinde kalmakta olan Robert Walser'i ziyarete gider.
Yüzyılın ilk yarısında birbirinden etkileyici kitaplar yayınlamış, ancak son 20 yıldır tek bir kitap bile yazmamış olan Walser bir süredir burada kalmaktadır.
75 yaşındadır ve genç hayranı Seelig'ten başka kimse onu ziyarete gelmemektedir. Her ziyarette hastanenin bahçesinde yürür ve günün olaylarından konuşurlar.
O günün konusu, kısa bir süre önce ölen
Stalin'dir.
Walser,
şu yorumu yapar. 'Hizmetkâr ruhlu insanlar tarafından çevrilen ve sonunda bir idol haline gelen biri artık normal bir insan gibi yaşayamaz.
Belki gizli bir dehası da vardı. Fakat her halükârda insanların ortalama insanlar tarafından yönetilmesi daha doğru ve yararlı. Deha sahibi bir insanda her zaman gizli bir sapkınlık olacaktır. Bu sapkınlığın bedelini insanlar kan, acı ve utançla öder."
Burada çarpıcı olan iktidar sahibinin yanındaki insanların hizmetkâr ruhuyla onları baştan çıkarmaları.
Onun için sıradan bir insan için bile iktidar baştan çıkarıcı, yoldan çıkarıcı olabiliyor.
Bunun illa siyasi iktidar olması da gerekmiyor.
Bir şirket, bir televizyon kanalı, bir gazete de olabilir.
Bu iktidarı kötüye kullanmanıza yol açacak insanlar hep çevrenizde olacaktır.
İktidarın bozucu etkisine direnmek için padişahların yanında, "Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var" diye bağıran insanlara ihtiyaç var.
Bir de her türlü iktidardan kuşku duyan insanlara.

Bu yazı 927 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Perşembe Cuma  Cumartesi 
6 / 16 °C 7 / 10 °C 6 / 10 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.