22 Mayıs 2017 Pazartesi    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Kim olursan ol, yine de ölç!
  Ali Saydam    19 Kasım 2006 Pazar  
British Telecom'un efsanevi CEO'su Sir Ian Vallance'a atfen söylenir. Üstat net ve sade bir şekilde demiş ki: 'Ölçmüyorsan, Yapma!' Kasten veya tesadüfen bir iki siyasi araştırma çakıldı diye ölçümlemeyi tamamen reddedenler, bu tür özdeyişleri pek sevmeyebilirler... Ölçümlemeyi, araştırmayı reddedeceksin ki, bireysel, sübjektif kelamın daha fazla ağırlık kazansın; seni bir şey sanmaya devam etsinler... Kerameti kendinden menkul durumları ancak böyle yaratabilirsin... Oysa özellikle iş dünyası 'akıl ekseni' üzerinde hareket eder. Yani rasyoneldir. 'Bence' diye başlayan tespitlere değil, daha çok rakamlara dayanır... İşte size taze rakamlar...

Dün AKŞAM gazetesinde vardı. (Niye diğer gazetelerde yoktu bilmiyorum).

7-8 Aralık'taki Pazarlama Zirvesi çerçevesinde AC Nielsen profesyonellere ve tüketicilere ayrı ayrı 'en yenilikçi buldukları ürün ve markaları' sormuş. Tüketiciler de profesyoneller de birinci sırada Arçelik'i saymışlar.

Bu sonuç sürpriz değil. Arçelik araştırmalarda her zaman 'Kıyas Noktası' (Benchmark) olarak çıkar.

Araştırmalarına bir göz atmak için Arçelik Genel Müdürü A. Gündüz Özdemir'i aradım. Sütlüce'deki genel müdürlük binasında, mütevazı ancak son derece şık odasında bir araya geldik. Gündüz Bey Koç Topluluğu'nun tamamına yönelik yürütülen Müşteri Bağımlılığı Araştırması'nı benimle paylaştı. Heyecan verici bir belgeydi... O bilgilerin değerini parayla ölçmek mümkün değildir...

Temel Aksoy'un yönettiği Synovate şirketinin yaptığı dev araştırma kapsamında 25 sektörde, 149 marka/firma müşterisi olmak üzere toplam 45.000 kişi ile yüz yüze görüşülmüş... İnanılır gibi değil... 149 marka/firmanın 45'i Koç şirketlerine, 104'ü de rakiplere ait.

Koç Topluluğu, Müşteri Bağımlılığı Araştırması'nı 2003'ten bu yana yapıyormuş. Yıllara göre kıyaslama da yapılıyor yani. Beyaz eşya ve TV sektöründe müşteri bağımlılığını şu markalar için ölçmüşler: Arçelik, Beko, Vestel, Profilo, Sony, Philips, Telefunken, Bosch, Ariston, Siemens. Arçelik beyaz eşyada birinci, TV'de ise Sony'nin ardından ikinci sırada çıkmış...

Kıssadan hisse: Bir: Bırak zirve için mücadele etmeyi, zirveye yerleşmiş olsan da ölçümlemeyi elden bırakmayacaksın. İki: Araştırma için yaptığın harcama sokağa atılmış para değil, gelecek için yatırımdır. Üç: Veriler biriktiğinde müthiş bir bilgi hazinesi oluştururlar...

Ajdar'a acımıyorsanız, çocuklara acıyın...

Hepİmİzİn gözü önünde ciddi boyutta bir insanlık suçu işleniyor. Şu Ajdar olayından söz ediyorum... Onu TV programına çıkaranlar da, onu TV programlarına malzeme edenler de bu insanlık suçunda pay sahibiler. En son Reha Muhtar'ın ve Armağan Çağlayan'ın programlarında gördüm. Duyduğuma göre Ajdar kanal kanal dolaşıyormuş...

Onu etik kurallarını dibine kadar zorlayarak program sofralarına meze yapanlar, alay edenler, rating uğruna iki şey üzerindeki etkilerini hesaba katamıyorlar herhalde. Bir: Ajdar üzerinde. İki: Programı izleyen çocuklar üzerinde...

Ajdar'ın şarkıcı olmadığını, detone ve çirkin sesiyle komik duruma düştüğünü; durumunu kavramakta zorlandığını Ajdar'ın kendisi bilmiyor ki... Peki onu düşürdüğünüz o hali gören çocuklar ne hissetmeli sizce?..

Ajdar'ın dramının beyaz perdede bir filme aktarıldığını bir düşünün... Çok yakın bir tarihte Ajdar'ı makus kaderiyle başbaşa, yapayalnız bırakacaksınız. Semra Hanım'ı bıraktığınız gibi. Onu ve oğlunu biraz da siz yok etmediniz mi? Ajdar da Sema Hanım gibi feryat edecek: 'Beni sap gibi bıraktılar!'

Ajdar'ın filmini izlerken boğazınıza bir düğüm gelip oturmayacak mı? Gözünüzden iki damla yaş düşmeyecek mi? Gelin bırakın şu zavallının peşini. Ona acımıyorsanız; acımasızlığınız karşısında etkilenecek olan çocuklara acıyın!..

İnşallah 'dağ fare doğurmaz'!

Nİhayet açıklayacaklarmış. NİB- (Ne İdüğü Bilinmeyen) bir girişim olan, Google araştırmalarına göre ya Çin işi spor ayakkabı ve giyim, ya da Türk işi bir mühendislik firması olduğu ileri sürülen, bazılarına göre ise bir siyasi hareket bile olabileceği iddia edilen Erke'ciler nihayet NİB+ (Ne İdüğü Bilinen) bir hale gelmeye karar vermişler. 21 Kasım'da açıklayacaklarmış ne olduklarını. Aferin onlara...

Çok ciddi rakamlar ödeyerek, çarşaf çarşaf ilanlar vererek, merak yarattıkları doğru. Fakat bu işlerde ROI diye bir şeyden söz edilir. Yani 'yatırımın geri dönüşü' (Return of Investment). Bu merakı yaratmak için bu kadar mı bağırmak gerekirdi? Böyle mi bağırmak gerekirdi? Çünkü, geçmişte pek çok örneğini gördüğümüz gibi, biraz inovatif (yenilikçi - buluşçu) bir yaklaşımla bunun onda biri harcamalarla, belki biraz da TV kullanılarak, çok daha etkili bir 'teasing' (meraklandırma) kampanyası yürütülebilirdi... Bir de 'merak uyandırma' süreci bu kadar uzun olmaz. Olursa 'kabak tadı' verebilir. Ya 'Dağ fare doğurdu' duygusuna zemin hazırlayabilir...

İnşallah yanılırız ve pazarlama iletişimi başarıya ulaşır. Çünkü bu alandaki her başarısızlık, bir sonraki yatırım çalışmalarını olumsuz yönde etkiler... Bunu da kimse istemez...


Bu yazı 28978 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazartesi Salı  Çarşamba 
13 / 17 °C 13 / 21 °C 12 / 18 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.