30 Nisan 2017 Pazar    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Malezya'nın ekonomik vizyonu..
  Deniz Gökçe    14 Ekim 2006 Cumartesi  

Bugün Malezya ile ilgili son yazımızı yazacağız. İki gündür Malezya'nın vizyonunda bize örnek olabilecek bir şey var mı diye bakıyorduk. Vardığımız sonuç 'siyaseten' onlardan öğrenecek bir şeyimiz olmadığı idi. Ekonomiye de dönersek, krizde uyguladıkları sermaye hareketi kontrollarının pek katkı yapmadığını ifade ederek bazı istatistikler vermiştik. Çünkü Malezya, sermaye hareketi kontrollarını devreye çok geç, bir yıl sonra soktuğu için pek faydalanamayan bir ülke olmuştu. Aşağıda bir kronoloji var.

1997 yılında Tayland'da çıkan kriz 2 Temmuz 1997 tarihinde Tayland Merkez Bankası'nın baskılara dayanamayıp 13 yıldır dolar başına 23-25 arasında tuttuğu döviz kurunu serbest bırakmasıyla Asya'nın nerede ise tümünde kader değişikliği yaratmıştı. Ocak 1997 tarihinde dolara karşı 25 değerinde olan Tayland parası Baht, Ocak 1998'e girilirken 52 değerine gitmiş, bulaşma etkisi ile Malezya parası Ringgit de dolara karşı 2.5 değerinden 4.4 değerine düşmüştü. Ancak ocak ayı berbat bir ay oldu ve Malezya parası Ringgit dolara karşı bir dolar eşit 7.2 değerine indi. 12 Şubat 1998 tarihinde ise 7.9 ile en düşük değerine ulaştı. Sonra bazı kısmi önlemler sayesinde 3 Mart 1998 tarihinde 5.4 ve Ağustos 1998 tarihinde ise 4.2 değerine kadar geriledi. 1998 Eylül ayında kambiyo kontrolları gündeme getiildiğinde kur 3.8 değerine sabitlenmişti. Yani kambiyo kontrolları krizin başlamasından tam bir yıl sonra kur zıplayıp indikten ve finansal kriz yatıştıktan sonra başladı. O gün Başkan Yardımcısı A. İbrahim'in de işten atıldığı gündü. Bundan önceki dönemde Malezya ilk adımda faiz hadlerini yüzde 9'dan yüzde 12 düzeyine yükseltmiş ve azmış olan kredi kullanımını azaltmaya çalışmıştı. Keynesyen talep düzeltme politikalarına geçiş ve IMF'den kopuş da kambiyo kontrollarına geçiş dönemi ile başlar.

Kaldı ki Malezya yapı olarak Türkiye'den son derece farklı bir ülke idi. Ne yönden farklı idi.

Türkiye 1994 ve 2001 krizlerinde rekor bütçe açığına sahipti ve Malezya'da krize girildği sırada bütçe açığı sıfırdı. Üstelik Malezya'da görev zararı diye kamu bankalarına gizlenmiş 20 milyar dolar bütçe açığı da yoktu.

Türkiye, dünyada hatırı sayılan bir enflasyona sahipti, Malezya'da kriz başladığında enflasyon yüzde 3 civarında idi. Bütçe açığı ve enflasyon olmadığı için Malezya'da faiz de göğü delmemişti, halbuki cici ülkemizde ise faiz çoktan göğe ermişti.

Daha altyapı özelliklerine geçilirse, Malezya petrol ve doğalgaz, yani enerji bakımından net ihracatçı bir ülke idi, Türkiye ise yüzde yüz enerji bağımlısı bir ithalatçı.

Malezya dünyanın en büyük kalay, palmiye yağı, kauçuk üreticisi ve ihracatçılarından biri olarak, orman ve ağaç ürünleri konusunda da net ihracatçı olarak, zengin doğal kaynakları olan bir ihracat ülkesi idi.

Malezya'nın temel sorunu, ulusal tasarruf oranı (1997 GSMH oranı olarak) yüzde 38 ile Türkiye'nin çok üstünde olmasına rağmen, inanılmaz şekilde tasarrufunun çok çok üstünde yatırım yapan (GSMH oranı olarak 1997 yılında yüzde 42) bir ülke olması ve bunu da büyük yabancı sermaye akışı ve dış kredi ile sağlamış olması idi.

Sonçta Malezya büyük bir elektronik ihracatçısı haline geldi ama Batı'dan ve Japonya ile Çin'den gelen dış talebe, uluslararası şirketlere ve dış finansmana da son derece bağımlı bir ülke oldu. Üstelik Mahathir büyük ve gösterişli inşaat projelerine fon aktarıp duruyordu (uzun süre boş kalan Petronas kuleleri ve 'information highway' denen proje gibileri)! Ama mesela tarım sektörü ihmal edildiğinden ve nüfus artmadığından, Malezya sürekli tarım ürünü ve işçi ithal etmekte idi.

Malezya ile Türkiye'nin ortak özelikleri ise finans sistemindeki kırılganlık ve cari denge açığı olarak alınmalı (1997 Malezya'sı ile 2001 Türkiye'sinde).

Malezya, yöneticisi Mahathir'in büyük tercihleri sonucu aşırı doz sanayileşmiş bir ülke idi. Bugün tarımın GSYİH payı yüzde 8.4, sanayi payı ise yüzde 48. Enflasyon çok düşük, işsizlik ise yüzde 3.6 (Yukarıda belirtildiği gibi işçi ithalatı var). 2005 yılında Malezya, cari denge fazlası veren (ihracat 150, ithalat 120 milyar doları aştı), Türkiye'nin iki misli kişi başına geliri olan, ama ülke içinde krizden bu yana sürekli yüzde 3-5 arasında bütçe açığı yaşanan, yatırım oranının yarıya, yüzde 21 düzeyine indiği ve borçluluk oranı artmış bir ülke. Büyüme hızı ise geçmişteki yüzde 7 düzeyinden bugün yüzde 5 civarına inmiş bulunuyor.

Bu yazılanlara bakarak, Malezya'nın vizyonundan neleri 'kopya etmemiz' gerektiğini düşünebiliriz? Kaynak farklı, yapı farklı, siyaset farklı, sosyal şartlar farklı, ayrı bir dünya!


Bu yazı 893 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazar Pazartesi  Salı 
14 / 21 °C 11 / 18 °C 11 / 18 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.