30 Nisan 2017 Pazar    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Malezya'nın vizyonu..
  Deniz Gökçe    12 Ekim 2006 Perşembe  

Ülkemizde insanlar yavaş yavaş siyaset ve seçim havasına girmeye başladılar ve hafifçe sapıtmış, hatta paranoid hale gelmiş bulunuyorlar. Ancak, bu sağlıklı bir durum değildir ve tahribat yapmakta. Bu çerçevede bazıları da ülkemize 'Malezya vizyonu' tavsiye etmeye başlarken, başkaları da 'Para Kurulu ve sabit kur' tavsiyesinde bulunmaktalar. Acaba ülkemizin Malezya'dan öğrenebileceği bir şey var mı? Tarihte geriye gidelim ve bakalım!

1986 yılında Başbakan T. Özal, Malezya'ya gitmiş, 1981 yılından bu yana işbaşında bulunan Malezya Başkanı Mahathir ile görüşmüştü. (Mahathir toplam 22 yıl işbaşında kaldı). 1996 yılında Başbakan Erbakan da Endonezya ve Malezya'ya gitmişti. Başbakan R. T. Erdoğan da göreve geldiğinde bir Malezya gezisi yaptı. Malezya'da 1997 krizinde uygulanan ve farklı olduğu düşünülen politikalarla ilgilendi ve Bakan Babacan'a IMF politikalarına alternatif bir politika orada var mı diye araştırma talimatı verdi. Ayrıca Ankara'da kendilerine 'Bağımsız İktisatçılar' diyen oldukça ideoloji bağımlısı iktisatçılar da Malezya'da uygulanan sermaye hareketi kontrolu (Tobin vergisi) politikalarının ülkemizde de uygulanması için sürekli bastırıyordu. Yani Malezya sürekli farklı bir vizyonu olan bir ülke olarak değerlendiriliyor ve örnek alınmak isteniyordu. Peki Malezya Türkiye'ye nasıl örnek olabilirdi? Malezya'nın vizyonu ne idi?

Ekonomiden önce siyasetten başlayalım. Bugünkü Malezya sıra ile 1511 sonrası Portekiz, 1641 sonrası Hollanda tarafından kontrol edilmiş, 1785 sonrası bir İngiliz kolonisi olmuş, 1942-1945 arası Japonlar tarafından işgal edilmişti. 1948 yılında ise 'Malaya Federasyonu' kurulmuş, bu federasyon 1957 yılında bağımsız olmuş ve birkaç bölgenin birleşmesi ile 1963 yılında bugünkü Malezya adını alarak, sonunda Lee Kuan Yew'un Singapur'unun 1965 yılında ayrılması ile son şeklini almıştı. 24.4 milyon nüfusu olan Malezya kıtada 11 eyalet ve Borneo adasında 2 eyaletten oluşur.

Malay kültür ve ırkı tarafından yaratılan Malezya aslında çok tuhaf bir siyaset yapısı olan bir ülkedir. İngiltere'de Kral veya Kraliçe hayat boyu hükümrandır, ama Başbakan beş yılda bir değişir. Anayasal Monarşi Malezya'da ise, Başbakan hayat boyu hükümrandır (diktatör?), Kral ise Sultan ve Raja'lar arasında rotasyonla sürekli beş yılda bir değişir (sembolik?).

İngilizler önce mahalli güçleri 'böl ve yönet' ilkesi çerçevesinde ve Japon işgali ve sonra da, 1950 sonrası komünist muhalefet saldırısı ortamında da, etnik kökene göre teşkilandırmıştırlar. UMNO adı ile Malay güçlerin partisi, MCA adlı Çin asıllıları temsil eden parti ve MIC adı ile Hint asıllıları temsil eden güçlü partiler kurulmuştur. Çok kültürlü çatışma ülkesi olan bu ülkede, nüfusun yüzde 50 kadarı Malay, yüzde 24 kadarı Çin, yüzde 7 kadarı Hint asıllı, yüzde 11 yerli ve yüzde 8 kadar diğer kökenli Malezyalı mevcuttur. Bu köken dışında dine dönersek yüzde 59 civarında Müslüman, vardır, ama ülkedeki servetin yüzde 30 kadarı yıllar önce göçmen olarak gelmiş azınlıktaki Çinlilere aittir. Bumiputras denen yerel Malay kökenliler son derece fakirdir. 1969 yılında Malay-Çin kavgası sokaklara dökülmüş, insanlar ölürken, İslami köktendincilik gündeme gelirken, olayların sonucu olarak 1971 yılında NEP yani Yeni Ekonomi Politikası adı verilen düzenlemeler gündeme gelmiştir. Bu düzenlemeler alenen hukuki ayrımcılık diye özetlenebilir. Malezya bu düzenlemelerle Anayasa'sında ırk ayırımı alenen yazılı tek ülke olmuştur. Malezya ekonomiyi büyütmeyi hedef alırken, servet dağılımını da Malay ve Müslüman çoğunluk lehine çevirmek için stratejiler üretmiştir. İş olanakları ve eğitim Malay asıllıların emrine verilmiş, Malay asıllılar için büyük bir eğitim seferberliği başlatılmış, eğer bir şirket halka açık olacaksa en az yüzde 30 hissesinin Malay asıllılara ait olması şartı konmuş, şirketlerde çalışanların en az yüzde 30'unun Malay asıllı olması kanun haline getirilmiş, devlet işleri ve üniversitelere girişte de çoğunluğun Malay asıllılara verilmesi emredilmiş, okullardan İngilizce kaldırılmış, devlet ihaleleri de kanunen Malay asıllılara verilmeye başlanmıştır. Mahathir yönetimi de birçok kendine bağlı holding, finansör, işadamı yaratarak 22 yıl ayakta kalmıştır. Havayolcu Tajun Ramli, Renong grubunun sahibi, Halim Said, dev konteyner limanı işletmecisi, Syed Mukhtar el - Bukhari, Ananada Krishan ve Francis Yeoh bilinen isimler.

22 yıl sonra 2003 yılında ayrılan Mahathir önce yardımcısı ılımlı Müslüman A. İbrahim'i inanılmaz hukuk işkenceleri ile elimine etti, yerine Abdullah Badawi adlı bir bürokratı getirdi. Aşırı İslamcılar ve köktendincilerin Nik Azizi yönetimindeki PAS Partisi ve organı Barisan Alternatif adlı cephe (Usame Bin Laden tişörtleri ile dolaşıyorlar), A. İbrahim'in karısı tarafından kurulan Keadilan adlı milliyetçi parti ve Hıristiyan Demokratlar (DAP Partisi) bir koalisyon içinde İslamcı Hadi Awang tarafından birleştirildi. Yüz binlerce Malay asıllı genç, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır'da ekstremist eğitim görmekte.

Görüldüğü gibi Malezya siyasette pek sağlıklı bir yönde ilerlemiyor. Burada Türkiye'nin işine yarayacak bir 'vizyon' yok. Peki ya ekonomi? Ona bakacağız!

Akşam


Bu yazı 906 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazar Pazartesi  Salı 
14 / 21 °C 11 / 18 °C 11 / 18 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.