29 Mart 2017 Çarşamba    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Mehmet Altan’ın paşa dedesi
  Ahmet Hakan    11 Mart 2007 Pazar  
ASKERİN andıçladığı gazeteciler arasında yer alan Mehmet Altan, cesur bir yazı yazmış. Kendisini "güvenilmez" olarak niteleyen askeri yetkililere bindirmiş de bindirmiş.

Buraya kadar her şey güzel.

Ancak...

Olağan sayamadığım, Mehmet Altan’ın şu cümleleri:

"Biz yüz yıldan beri, aynı şehirde, aynı evde oturuyoruz. İki kuşak geriye gidince İsmet Paşa’nın askeri okuldan hocası Topçu Hasan Paşa’ya rastlarsınız. Topçu Hasan Paşa’nın Çanakkale Savaşları’nda kullandığı dürbününü merak ederseniz... O da çalışma masamda duruyor."

Yani...

Mehmet Altan demek istiyor ki:

"Benim dedem, İsmet Paşa’nın askeri okuldan hocası Topçu Hasan Paşa’dır.

O Hasan Paşa ki Çanakkale Savaşları’nda savaşmıştır. Dedemin savaşta kullandığı dürbün, bugün benim çalışma masamda durmaktadır. Sen kim oluyorsun da böyle bir geçmişten gelen benim gibi birine ’güvenilmez’ diyorsun?"


Mehmet Altan bu şekilde kendisini kurtarıyor.

Peki ya ben? Ben nasıl sıyıracağım?

Durumumu şöyle bir gözden geçirdim:

Biçare çalışma masamdaki en eski alet, rahmetli dedemden kalma ucuz mu ucuz "muhtar çakmağı"dır.

"Soylu" falan da değilim. Tıpkı İsmet Özel gibi, ben de kendimi "Tevarüs edilmemiş bir asaletim var" şeklinde afili cümleler kurarak kandırıyorum.

Yine şöyle bir bakınca...

Ailem yüz yıldan beri 12 ayrı şehir dolaşmış. Değiştirilen ev sayısı ise 30’u geçmiş.

Yani... Ne "Paşa dedem" var, ne de "yerleşik" sayılırım.

Su katılmamış bir "göçebe" denilebilir benim için.

Kısacası... "Bu Ahmet Hakan acayip güvenilmez bir adamdır" diyen askerlerimize, kişisel tarihimden çıkarabileceğim fiyakalı bir "şeref levhası"na ne yazık ki sahip değilim.

Öyleyse ne yapmalıyım? Belki de en iyisi şöyle demek:

Vur komutanım vur! Hiç çekinme... Bir de sen vur!

Sevgili Abdullah Oğuz kardeşim

NE yalan söyleyeyim:

Zülfü Livaneli’nin "Mutluluk" adlı romanından uyarladığın filmin özel gösterimi için nazik davetini aldığımda iki kere "Eyvah" dedim.

Birinci "Eyvah"ın nedeni, bundan önce çektiğin iki filmin birer "yüzeysellikler başyapıtı" olarak belirmesiydi.

İkinci "Eyvah"ın nedeni ise, özel gösterimlerde oluşan tuhaf yakınlıklardan sonra, o filmin kıyasıya eleştirilmesinin olanaksızlaşmasıydı.

Neyse ki Abdullah Oğuz kardeşim...

Bırak korktuğumun başıma gelmesini...

Son dönemlerde seyrettiğim en iyi Türk filmiyle karşılaştım.

Sevgili kardeşim.

Sen ki bütünlük duygusunu paramparça eden klip yönetmenliğinden geliyorsun. Bu kadar bütünlüklü bir filmi nasıl çıkardın?

Sen ki şu İstanbul denilen şehirde "Álemin tozunu attırmış" bir adamsın. Anadolu’ya özgü mahcubiyetleri, derin gibi gözüken şapşallıkları, hayatla kurulan o sıkıcı ama tılsımlı bağı, hangi zaman diliminde çözdün?

Sen ki Asmalı Konak’ın meşhur Abdullah Oğuz’usun. Yılmaz Güney usulü sertliği, Inarritu usulü birbirine uzak hayatlar arasındaki akışkanlığı falan nasıl bu kadar içselleştirdin?

Sen ki Nişantaşı-Etiler-Boğaz hattının çocuğusun. Esenler’deki tek göz gecekondu hayatından, bu kadar sert, gerçekçi ve razı olunmuş kareler sunmayı nasıl başardın?

Hangi birini sayayım? O görkemli açılış sahneni mi? O insanda her şeyi bırakıp bir kıyı kasabasına yerleşme arzusu uyandıran dokunaklı karelerini mi? Özgü Namal’dan "Töreye teslim olup olmamak arasında gidip gelen" hakiki bir Doğu kızı çıkarmanı mı? Bir Livaneli başyapıtı olan "Yüce dağlar başında mı / Zemherinin kışında mı / Şu gönlümün bir umudu gülüm / Gözlerimin yaşında mı?" şarkısının tam zamanında devreye girişini mi?

Sevgili kardeşim...

"Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" demiş ya şair. Ben de bu deneyimden sonra "Kimsenin silinip atılamayacağını" öğrendim.

Bu yazı 912 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Çarşamba Perşembe  Cuma 
5 / 12 °C 6 / 15 °C 6 / 16 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.