26 Mart 2017 Pazar    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Ne olacak bu Amerika'nın hali?
  Deniz Gökçe    6 Ekim 2006 Cuma  

Ülkemizde yeni bir hastalık var. 'Cari denge açığı' hastalığı. Bu hastalık giderek yayılan bir hastalık. Sadece Türkiye'nin cari denge açığı tartışılmıyor, batış nedeni olarak gösterilmiyor. Şimdi bir de ABD'nin cari açığını tartışıyor, üzülüyor, korkuyoruz.

Biz de bugün modaya uyup ABD'nin cari açığına eğileceğiz ki, belki bu karambolda bizimki anlaşılır. Cato'dan D. Griswold'un deyişi ile 'Bütün bu cari denge tartışmalarını şişelere takıp, ihraç edebilse idik, cari denge açığı kalmazdı!'

Peki ABD'nin dış ticaret ve cari denge açığı arkasında ne tür bir mekanizma var?

Birincisi, yani anlaşılamayan, ABD'nin her yıl dış ticaret açığı vermesinin arkasında yabancı yatırımcıların her yıl ABD'de aldıkları gerçek ve mali varlıkların Amerikalıların dışarıda aldıkları gerçek ve mali varlıklardan daha fazla olması var. Yani ülkeye net yabancı tasarrufunun her yıl akması! ABD'ye giren bu sermaye akışı veya yabancı tasarruf akışı, ABD vatandaşlarının, global piyasalarda, kendi sattıklarından daha fazla satın alabilmelerini getiriyor. Başka bir deyişle ABD'nin ticaret açığı, yabancıların, yani global tasarrufçuların paralarını yatırım veya salt mali sistemde tutma, gayrimenkul alma, hisse senedi alma, banka mevduatı olarak tutma veya özel veya kamu borç senetlerini alma açısından ABD lehine bir tercih sergilemelerinin sonucu.

Dikkat edilirse sürekli dış ticaret fazlası ve cari denge fazlası veren Almanya ve Japonya son on-onbeş yıllık dönemde sürekli büyüme ve iç talep zafiyeti içinde olan ülkelerdi. Almanya sürekli kronik çift rakamlı işsizlik yaşamakta. Japonya ise 15 yıldır inanılmaz boyutta düşük büyüme yaşıyor. Her iki ülkede de piyasanın çalışmasına ve rekabete dayalı piyasa sisteminin gelişmesine engel olan iç kuralları ortadan kaldıracak büyük reformlar bu nedenle gündeme gelmekte.

Tersine sürekli dış denge açığı veren ABD ve Avustralya ise, sürekli dış denge fazlası veren Japonya ve Almanya'dan çok daha iyi büyüme ve işsizlik performansı sergilemektedir.

Tabii sermaye fazlasının ABD'ye akmasının olağan bir sonucu yabancıların giderek artan ABD gerçek veya mali varlıklarına sahip olmaları. 2004 sonunda yabancılar ABD'de, ABD'nin yurtdışında sahip olduğundan 2700 milyar dolar daha fazla varlık sahibi idiler. Ancak bu borçluluk anlamına gelmiyor. Bunun kabaca yarısı ABD'nin geri ödeme zorunluluğu olmayan gayrimenkul, fabrika, şirket, hisse senedi gibi şeyler. Ayrıca ABD'de hane halkının net toplam servetinin 50.000 milyar dolar kadar olduğu düşünülürse sanıldığı gibi bir borç tuzağı ortada yok.

Özetle ABD'nin sorunu ülkenin net tasarruf açığı olduğu için, dış tasarrufların ABD içindeki yatırım olanaklarına akması. Hem ABD vatandaşları hem de ABD hükümeti (bütçe açığı büyük) tasarruf etmemekte.

ABD'de dış denge açığının ülkede istihdam yani iş kaybına neden olduğu tezi gündeme getiriliyor. ABD ithalat ve outsourcing nedeni ile yılda 400 bin kadar istihdamı dış aleme kaybetmekte. Ancak 2004 yılı sonunda ABD'de toplam istihdam 138 milyon kişi idi. Ve her yıl ABD'de 15 milyon kadar iş yok olmakta, buna karşılık 17 milyon kadar yeni iş yaratılmakta. Yani ithalat ve outsourcing nedeni ile kaybedilen istihdam toplam istihdam kaybının sadece yüzde üç kadarı. Son on yılda ABD çoğu hizmet sektöründe olan net 20 milyon iş yaratmış durumda. Hatta ABD'de şu anda işgücü sıkıntısı başlamış durumda.

ABD imalat sanayiinde istihdam azalmasının nedeni ise prodüktivite artışı. İthalatın iç üretimin yerine geçmesi değil. ABD on yıl öncesine nazaran yüzde elli daha fazla imalat sanayii ürünü üretmekte ve bu üretim artışı daha az işçi ile yapılmakta. ABD işçilerinin gelir ve kazançları da hiç durağan değil, tersine artmakta. ABD'de işçilerin saat başına reel kazançları (ücret değil tüm gelirleri gösteren kazanç) son on yılda yüzde yirmi reel artış sergilemiş bulunuyor. ABD ucuz yabancı işçilerin üretimi ile bu verimlilik artışı nedeni ile baş edebilmekte. ABD piyasalarının daha açık olması, teknolojinin, makine ve teçhizatın daha ileri olması, işçilerin daha eğitimli ve vasıflı olması, altyapının daha etkin ve iç ekonominin daha arz regülasyona tabi olması gibi şeyler ise bu pozitif olguların arkasında yatan nedenler. Yurtdışına giden ABD firmaları ise daha yüksek kar marjının peşine düşüyorlar. ABD'den dışa giden şirketlerin sadece yüzde 20 kadarı Çin veya Meksika'ya gitmekte, yüzde sekseni ise Kanada veya AB gibi ülkelere gidiyor, yani ucuz emeği kovalamıyor.

Özet: Alınması gereken ders, ABD'de hakim olan ortodoks piyasa yaklaşımının artık kötü şöhret sahibi olan, ortodoks korumacılık, merkezi planlama ve hatta Japonya ve Almanya'da mevcut sanayi politikası yaklaşımlarından çok daha başarılı sonuçlar üretiyor olması!

Akşam


Bu yazı 817 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Pazar Pazartesi  Salı 
7 / 10 °C 5 / 12 °C 4 / 14 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.