26 Mayıs 2017 Cuma    Günün tüm haberleri       Son dakika ekle       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ İŞ DÜNYASI GÜNDEM FİNANS DÜNYA MEDYA SPOR MAGAZİN
İş'te Gündem Google  
 
 
 
Üç CEO sahneye çıkmalı!
  Ali Saydam    28 Ekim 2006 Cumartesi  

Eğer şu sıra Danone'nin Ülker'in ve Becel'in nurtopu gibi krizleri olmadıysa; başka ne zaman, nasıl olacak? Dünkü gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanmış haberi hep birlikte hatırlayalım: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu, gıda mevzuatına aykırı ifadeler nedeniyle Danone Danacol, Ülker Kalbim Benecol ve Becel Pro-activ reklamlarını durdurdu.

Bu kararda etkili olan temel öğenin, her üç markanın da ürünlerinin, kullananlarda kolestrol seviyesini düşürücü bir etkisi olduğunu ifade etmesiydi. Habere göre bu ifade gerçekleri yansıtmamaktaydı...

Şimdilik bu üç şirket krizi yönetmek adına herhangi bir adım atmadılar.

Bakanlığın açıklamasıyla eşzamanlı yapılacak kendi kurumsal açıklamaları gecikti. Krizde en önemli faktörlerden biri hızdır. Her geçen saniye, hasarın artmasına hizmet eder.

Dün itibarıyla, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın getirdiği reklam yasağı, ürünün etkisi ile ilgili olduğundan, bu kararın aynı zamanda ürünün teşhir ve satışına zarar getirip getirmeyeceği henüz bilinmemekte. Her 'Bilinmeyen' ise krizde darbe vuran ve hasarı artıran bir unsurdur. Bu konuda Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı eski bakan, ANAP milletvekili ve yöneticilerinden Ersin Taranoğlu imzası ile dün saat 15.04'te gelen açıklama önemlidir. Ama tatmin etmez. Aynı şekilde Ülker'in 17.24'te gelen 'Kurumsal' açıklaması da işi kurtarmaz. Uluslararası deyimle 'My word against his word' (Benim sözüm onun sözüne karşı) durumu yaratır ki, inandırıcılık noktasını anında yakalayamaz. Reklam sloganları Bakanlık'ın 7 Temmuz tarihli tebliğine uygun, AB yönetmelikleriyle uyumlu olsa da yine bir şey fark etmez. Çünkü algılamada seçicilik vardır: 'Biri birini dava ederse, devlet birine ceza keserse dava edilen ve ceza kesilen yüzde yüz haklı dahi olsa, algılama savaşına 1-0 yenik başlar.'

EPDK'nın akaryakıt şirketlerine kestiği astronomik cezalarda olduğu gibi, 'Biz susalım derneğimiz konuşsun!' tavrı ile ya da gazetelere 'Kamu oyuna duyuru' ilanları vererek kriz iletişimi yönetilemez. Reklamı basarken nasıl sen konuştuysan, cezayı yedin mi de aslanlar gibi çıkıp konuşacak, her türlü şaibeyi anında üzerinden atacaksın. Yoksa, hiç hak etmediğin halde 'Kıvırıyorlar!' algısını yaratıverirsin...

Bir başka müphemiyet de etki ile ilgili. Kolestrolü düşürdüğü iddiası Bakanlık açıklamasına göre gerçek dışı olsa da, sağlığa zararı ne durumda?... Ürünü üretenler bu deli saçması soru karşısında saçlarını başlarını yolabilirler; ama insan beyni böyle çalışır. Sen sloganı, reklamı yasaklarsın; o, içinde zararlı madde var diye kaydeder.

Haydi 'yalancılıkla' demeyelim ama, üç büyük firmayı gerçekleri çarpıtmakla, doğru ifade etmemekle suçlayan bakanlığın bu kararı, Danone, Ülker ve Becel'in itibarını sarsmıştır. Bu firmaların, derhal, en üst düzeyde temsille, kendileri ve ürünleriyle ilgili, başta müşterileri ve çalışanlarını; tüm sosyal paydaşlarını aydınlatmaları gerekir. Dernekler vasıtasıyla değil; bizzat CEO'ları vasıtasıyla. Bu şekilde belki CEO'ları kimmiş öğrenmiş oluruz... Hani tüm araştırmalar itibarın yüzde 50'sinin CEO'lardan geldiğini söylüyorlar ya... Onun için CEO'lar, diyoruz...

Meclis'e yazık oldu

Şu anki Meclis'in son 20 yıl içinde iletişimini en iyi yöneten Meclisler'den biri olarak tarihe geçeceğini herkese karşı savunurum. Son olay hariç... Sadece 'hissiyat' olarak değil. Son yıllarda yapılan meslek ve kurumların itibarı araştırmalarında, önceleri yerlerde sürünen milletvekillerinin basamakları yavaş yavaş yukarı çıktıklarını gördüğüm için...

Örneğin aynı gelişmeyi medya mensupları için söylemek mümkün değil. Onlar hala son sırayı kimselere kaptırmak niyetinde değiller.

İtibarını bu kadar geliştirmiş ve iyi yönetmiş olan TBMM; son bayram tatili olayında sınıfta kaldı. Hem de koca bir sıfır alarak... Keşke hükümet tüm ülkeyi tatile gönderseydi de Meclis, itibarını iki paralık eden duruma düşürülmeseydi.

Son 20 yılın en çalışkan Meclisi'ni 'tembellik', 'fırsatçılık' zannı altında bırakmaya kimsenin hakkı olmamalıydı... Bayram sonrası ilk oturumun başına gelecekleri önceden kestirmek mümkündü. O zaman ya Başkan ciddi bir kampanya ile herkesi toplayacaktı; ya toplantının çok daha öncesinden bir kriz iletişim planıyla gündemi başka yöne çekecekti; ya da en kötü senaryo da çıkıp kendisi milletvekillerini eleştirecekti...

Bu Başkan'a da Meclis'e de yazık oldu...

Akşam


Bu yazı 865 defa okunmuştur.
 Yorumlar  -   Yorum Ekle                        Toplam 0 yorum var.  Tümünü göster

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  Yazarlar
Şükrü Kızılot

Sosyal güvenlik 2007’de de kara delik
 
Reha Muhtar

Medya-Siyaset-Ticaret
 
Yılmaz Özdil

Al sancak Alsancak'ta
 
Mahmut Övür

'Vahşi milliyetçilik yükseliyor'
 
Cengiz Çandar

Hrant’ın katili Ogün olmayabilir mi?
 
Soner Yalçın

Demokrat Parti’nin ’balans ayarı’
 
Mehmet Altan

Biraz daha gayret...
 
Yavuz Donat

"Cumhur" ne diyor?
 
Hasan Cemal

Çankaya, TÜSİAD, Baykal!
 
Mehmet Barlas

Sadece "Terörle mücadele" gündemli bir siyaset olamaz...
 
Yalçın Doğan

Dünyada en iyi korunan kişi
 
Hurşit Güneş

Gordon Brown ile Tayyip Erdoğan farkı
 
Salih Neftçi

TCMB ve faizler... Ve ‘kaz’
 
İsmail Küçükkaya

Türkiye'nin radikalleşmesi
 
Metin Münir

Hey çocuklar! Ben rap’çi oldum!
 
Bekir Çoşkun

İzmir’de deli dalgalar...
 
Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Ülker, Petkim ihalesinde Efes'le birlikte ter dökecek
 
Meliha Okur

Irak'ta Saddam yönetimin devrilmesinin nedeni...
 
Şamil Tayyar

İspatlamazsan şerefsizsin
 
Engin Ardıç

Atatürk üşümez, acıkmaz, yorulmaz
 
Can Dündar

Anadolu’da seks patlaması
 
Güler Kömürcü

Yeni şifre; Suryoyo
 
Serhan Ada

Karadikenin cinsiyeti
 
Emin Çölaşan

Sözcü’nün kitabı ikinci bölüm
 
Sami Kohen

Özür krizi
 
Ali Saydam

Kim olursan ol, yine de ölç!
 
Deniz Gökçe

Meğer Çin'in de kamu borcu çok büyükmüş
 
Şelale Kadak

Kazanan bir takımı değiştirmek aptallık olurdu!
 
Mehmet Ali Birand

Barzani bizi neden bu kadar sinirlendiriyor?
 
Fatih Altaylı

Yayına devam
 
Ergun Babahan

Vatan haini
 
Oktay Ekşi

Gül’ün müjdeleri...
 
Murat Yetkin

MİT'ten 80'inci yılında önemli uyarılar
 
Enis Berberoğlu

Saddam, idamdan 2 gün önce korkudan bayılmış
 
Ahmet Hakan

Her şeyin bedeli var
 
Hıncal Uluç

İş dünyası aslında ne istiyor?..
 
Ahmet Kekeç

Ölçtürün, bakalım ne kadar hainsiniz!
 
Onur Baştürk

Striptizci Aylin e yardım eli
 
Ertuğrul Özkök

Sarmaş dolaş Federasyon Başkanı
 
Serdar Turgut

Penis özgürdür ama kırılgandır
 
  En Popüler Haberler
 
  Hava Durumu
  İstanbul
Cuma Cumartesi  Pazar 
12 / 23 °C 15 / 22 °C 15 / 21 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM

İş'te Gündem'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı İş'te Gündem sorumlu tutulamaz.