atv'nin satışı yılan hikayesi
atv'nin satışı yılan hikayesi

25 Kasım 2013 Pazartesi   07:13

Perihan Çakıroğlu'nun yazısı

Medyaya kesinlikle girmem

Bu "medya düğümü"nü kim çözecek bilinmiyor. Sabah Gazetesi ile atv'nin satışı tam bir muamma oldu.

 Bazı kaynaklar, ikinci kez atv hisselerini Limak-Kalyon-Kolin ortaklığının Çalık Grubu'ndan devraldığına ilişkin haberler fısıldadılar. Bu haberler yine doğrulanmadı.

Limak'ın Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'i aradım.

 Özdemir, "Satış haberi yanlıştır. Böyle bir alışveriş yapılmadı, yapılmayacak da" dedi. Aldığım bir başka kulis bilgisini ilettim kendisine. "Siz almadığınızı söylüyorsunuz ama Kalyon İnşaat'ın sahiplerinin el sıkıştığı konuşuluyor. Bu konudaki görüşünüz nedir" sorusuna Özdemir aynen şu cevabı verdi:

"Bugüne kadar medyaya girmedim, kesinlikle de girmek istemiyorum. Kalyon'un ne yapacağını bilemem. Bir şey söylemek bana düşmez."
 
"Muhteşem dörtlü" ayrı mı düştü?

 
 Özdemir'in çok net dille yaklaşımı böyle. Medyadan uzak duruyor.

 Demek ki, son zamanların ihale şampiyonu "muhteşem dörtlü" yani Limak, Cengiz, Kalyon ve Kolin Konsorsiyumu, medya konusunda aynı görüşü paylaşmıyor. Sanırım, başka konularda da bazı görüş ayrılıkları söz konusu. Henüz su yüzüne çıkmıyor.

 Duyumlarıma göre Kalyon'un ortaklarına atv için bazı AK Parti ileri gelenlerinden çok ısrar olmuş.

Prensipte de "Tamam" denilmiş. Ancak, işin sonu gelmemiş. En bilinen şey ise Ahmet Çalık'ın tümüyle medyadan çıkmak istediği ama bunu hâlâ başaramadığı.

Aslında Çalık, başından bu yana medyaya girmek istemiyordu. TMSF'nin elinde olan Sabah ve atv'nin içinde bulunduğu Turkuvaz Grubu ona karambolde satıldı. 1 milyar 100 milyon dolar bedelli ihale Çalık'ın üstüne kaldı. Halk Bankası ile Vakıfbank'tan verilen krediler ise sürekli polemik konusu oldu.

 Çalık, bu nedenle hakkında çıkan yazılardan çok sıkıldı.

Hiç unutmuyorum, satıştan yaklaşık 15 gün önceydi. Kabataş'taki Feriye Restoran'da gittiğim bir toplantıda rastlamıştım Çalık'a. "Sabah ile atv'yi gerçekten alacak mısınız" sorusuna "Hayır, hiç düşünmüyorum. Medya bana göre değil" dedi. Bu sözlerinden 15 gün sonra ise Sabah ile atv'nin patronu oldu. Bakalım, Çalık fazla benimsemediği bu sektörden ne zaman çıkabilecek?
 
Hukukla şiirin ustası İhsan Biçici
 
 Aramızdan birisiydi, mütevazı, dost ve arkadaştı İhsan Biçici her zaman.

 Memleketi Diyarbakır'ı şiirlerinde en iyisinden işledi. Çok iyi bir avukat ve "hukuk adamı"ydı.

Paraya önem vermez, varsa sonuna kadar harcar, en çok da kitaplara yatırırdı. İstanbul'da davaları olduğu zaman gelir, kaldığı bir iki gün ve gecede tüm dostlarını, arkadaşlarını bir araya toplardı.

Geceleri şiire, müziğe, edebiyata ve muhabbete doyururdu bizi. Artık aramızda yok.

 Eşi ablamız Gülgün Biçici'yi kaybedince o da gelmedi bir daha İstanbul'a.

 Ailenin "İhsan Eniştesi" idi. Ondan çok şey öğrendim. Başta "hukukun üstünlüğü"nü. Sonra Kürt meselesinin derin çıkmazlarını ve nasıl çözüleceğini. Sadece Diyarbakır değil tam bir Türkiye sevdalısıydı.

1980'li ve 90'lı yılların en sıkıntılı günlerinde aldığı davalarda hep hukuku savundu. "siyasi savunma" yapmadığı için ona verilen bazı davaların geri alınması üzerine isyan etti ve "Ben hukukçuyum, davanızı savunurum ama fikrinizi değil" dedi.

 Ölmeden bir gün önceydi. Bir TV programına katılan BDP Milletvekili Altan Tan, Biçici'nin "Diyarbakır" için yazdığı bir şiirini okudu.

 Hasta yatağında kendisine bunu ilettik. Mutlu oldu. Diyarbekir Delilo'nun sözleri de onundu. Şiirle dinlenir, en ağır ceza davalarını çözüme kavuşturmak için yorulurdu.

Bugün



Sayfa Adresi: http://istegundem.com/haber/atv-nin-satisi-yilan-hikayesi/47599