B planından Merkez’e müdahale çıktı
B planından Merkez’e müdahale çıktı

31 Ocak 2014 Cuma   07:35

AKP Hükümeti, faizlerdeki rekor artışta faturayı Merkez Bankası’na (TCMB) çıkardı. Merkez Bankası’nın, yasasında yer alan ve faizleri yükseltme kararı almasına zemin hazırlayan “fiyat istikrarı” ilkesini değiştirmek için gizli bir çalışma başlattı.

Bu çalışmaya göre, Merkez Bankası’nın para politikası “fiyat istikrarına” göre değil “ekonomik istikrara” göre belirlenecek. Böylece banka enflasyondan önce ekonomik büyümeyi gözetecek politikalar izleyecek. Söz konusu değişiklik, TCMB’yi ABD’deki Fed’in uygulamalarına yaklaştırırken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uygulamalarından uzaklaştıracak. Fed politiklarında ana kural olarak büyümeyi gözetirken, ECB de tıpkı TCMB gibi fiyat istikrarı yani enflasyonu öncelik alan yasayla yönetiliyor. Piyasaların bu değişikliğe nasıl bir tavır takınacağı ise merak konusu.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, İran ziyareti dönüşünde yaptığı, “Döviz için B ve C planımız var” açıklaması, gözlerin Merkez Bankası’nın aldığı tarihi faiz kararı ile döviz dalgalanması için hazırlanan B ve C planlarına çevrilmesine yol açtı. Ekonomi kulislerinde konuyla ilgili bir çok alternatif konuşuluyor. Merkez Bankası’nın faiz kararı ve alternatif planlarla ilgili Ankara’da konuşulanlar şöyle:

HURDA TEŞVİĞİ GÜNDEMDE

Başbakan Erdoğan’ın gündeme getirdiği döviz kurlarındaki artışa yönelik de bir dizi çalışma başlatıldı. Erdoğan’ın B ve C planı olarak adlandırdığı paketlerde, “yastık altındaki kaynakların ekonomiye kazandırılmasını” sağlayacak yeni bir varlık barışı, sadece yerli otomobilleri kapsayan hurda teşviği, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelişini sağlayacak vergi teşviğinin” yer alması bekleniyor. Bu düzenlemelerin, jet hızıyla önümüzdeki haftalarda yürürlüğe konularak, ekonomideki durgunluğun önlenmesi de amaçlanıyor.

KANUNU DEĞİŞECEK

Ekonomi kulislerinde B ve C planlarının dışında, Merkez Bankası Kanunu’nda değişiklik yapılacağına yönelik de iddialar dolaşıyor. Sır gibi saklanan düzenlemeye göre, hükümet Merkez Bankası’nın yasasında yer alan “temel amaç fiyat istikrarını korumak” ilkesini değiştirmek istiyor. Bunun yerine, ekonomik istikrar getirilecek. Yani Merkez Bankası, faiz ve döviz kararlarını alırken sadece fiyat istikrarını değil, aynı zamanda ekonomik istikrarı da düşünecek. Bu da Merkez Bankası’nın bağımsızlığına önemli ölçüde darbe vuracak.

ÇALIŞMAYI PARTİ YÜRÜTÜYOR

Merkez Bankası Kanunu’nda yapılacak değişiklikle ilgili çalışmaların partinin ekonomi kurmayları tarafından yürütüldüğü öğrenildi. Dolayısıyla, düzenlemeden ekonomi yönetiminin de haberi yok. Merkez Bankası’yla ilgili “operasyonun” bir gece yarısı torba yasaların birisine ekleneceği tahmin ediliyor. Düzenleme konusundaki AKP’nin tutumunu ise piyasalarda yaşanacak gelişmeler belirleyecek.

“2001’deki gibi kriz çıkar” korkusu ikna etti

Taraf’ın ekonomi bürokratlarından edindiği bilgiye göre, Merkez Bankası’nın tarihi faiz arttırma kararı için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüldü. Merkez öncelikle, faiz arttırma konusunda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ı ikna etti. Ardından da, Babacan ve banka yönetimi, Başbakan Erdoğan’a gitti. İran ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, “faiz arttırılmasına” karşı olduğunu vurgulayan Erdoğan, ekonomi yönetimi ile yaptığı görüşmelerde de alternatifler aranmasını istedi. Ancak ekonomi yönetimi, önlem alınmazsa Türkiye’nin 2001 yılında yaşadığı Şubat Krizi’nin bir benzerini daha yaşayacağını kaydetti. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan, “kerhen karara” onay verdi. Dolayısıyla, Merkez Bankası faiz arttırma kararını, “tek başına” yani hükümetten habersiz almadı.

‘Sermaye kısıtlaması olmayacak’

Başbakan Erdoğan ’ın, “B ve C planımız var” açıklamasıyla gündeme gelen sermaye hareketlerine kısıtlama iddialarını değerlendiren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sermaye hareketlerine herhangi bir kısıtlama gelmeyeceğini söyledi. Ankara’da düzenlenen “Geçmişten Günümüze Kamu Maliyesi” konulu toplantıda konuşan Bakan Şimşek, “Türkiye’yi daha şeffaf hale getirmek için reformlar yapacağız. Yatırımcıların orta ve uzun vadeli bakışı olumlu, Fed ve 17 Aralık sonrası tedirginlik yaşansa da geçen sene olduğu gibi bu sene de Türkiye’den sermaye çıkışı yaşanmayacak” dedi.

ÖNEMLİ ŞOK YOK

Şimşek, “Bizim de şoklara karşı mali politikada manevra alanlarımız var ama kullanmak için henüz erken. Şu anda önemli şok görmüyoruz. Olursa devreye gireriz” dedi. Bakan Şimşek, devlet açığının GSYH’ye oranının yüzde 1 olduğunu bunu yüzde 1 civarında tutmaya devam edeceklerini belirtti. Büyümeyi desteklemek üzere bazı sektörlerde vergi çalışması başlatmak için erken olduğunu düşündüğünü belirten Şimşek, “Kur rejiminin değiştirilmesi gündemimizde değil, tartışılmadı, konuşulmadı” diye konuştu. Bakan Şimşek, 2013 yılında milli gelirin 800 milyar doların üzerinde olacağını belirtti.

MB’YE SAYGI DUYULMALI

Şimşek, “Arzumuz enflasyonun düşük tek hanede olması; şu an bu aşamada değil ama yine de tek hanede olması avantaj; bu anlamda Merkez Bankası’nın kararlarına saygı duymak önemli” dedi.

Hüseyin Özay/Taraf



Sayfa Adresi: http://istegundem.com/haber/B-planindan-Merkez-e-mudahale-cikti-/48245